Connect with us

Genel

Yerli redüktör devi yurt dışında da büyüyor : 6 ülkeye daha montaj merkezi açacak

Yayın Tarihi

on

Artan üretim kapasitesini 2021 yılında hayata geçirdiği; yeni makine, işleme merkezi, ikinci bir test odasının çalışmaları ve ölçüm laboratuvarını güçlendirme yatırımlarıyla destekleyen redüktör devi İ-Mak, yurt dışındaki büyümesini hızlandırdı. 5 yıllık stratejileri kapsamında küresel ölçekte büyümeye odaklanan İ-Mak, halihazırda 4 ülkede var olan montaj fabrikalarını 10 ülkeye çıkarmayı hedefliyor. Sabit bir şekilde 50 ülkeye ihracat gerçekleştiren İ-Mak Redüktör, 2021 yılında satışlarındaki ihracat payını %40’a çıkardı. Firmanın 2022 hedefi %50 ihracat.

1.000.000’dan fazla ürün çeşitliliğiyle küresel ölçekte piyasadaki en geniş ürün yelpazesine sahip İ-Mak Redüktör, güçlü bayi ağıyla dünyanın pek çok bölgesinden çok farklı sektörlere ürün satışı gerçekleştiriyor. Ürünlerinin esnekliğiyle; Hindistan, Kenya, Tanzanya gibi ülkelerdeki çay üreticilerinden Polonya’daki tuz madenlerine, Güney Afrika’daki altın ve elmas madenlerinden Güney Amerika’daki bakır madenlerine ve hatta Amerika’daki petrol rafineleri kadar pek çok sektörde ve dünyanın hemen hemen her yerinde yer alan İ-Mak, bu yıl içerisinde enerji sektörüne de girmeye hazırlanıyor. Her yıl ürün yelpazesini daha da geliştirerek piyasa yeni çözümler sunan firma, özellikle rüzgar enerjisinde yeni yatırımlar gerçekleştiriyor. İ-Mak Redüktör Genel Müdür Yardımcısı Salim Haffar ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, redüktör devi firmanın faaliyetleri ve hayata geçirdikleri birçok yatırımın detaylarını sizlerle paylaşıyoruz.

Tecrübesi yarım asra dayanan İ-Mak’ın faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

1.000.000’dan fazla ürün çeşitliliğine sahip İ-Mak Redüktör olarak, 2023 yılında kuruluşumuzun 50. yılına gireceğiz. Firmamızın 1973 yılından beri sürekli gelişen vizyonu, toplam kalite anlayışından taviz vermeksizin sürdürdüğü faaliyetleriyle ulaştığımız bu konumu, daha da güçlendirmek istiyoruz.

Küresel ölçekte piyasadaki en geniş ürün yelpazelerinden birine sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu ürünleri tamamen kendi fabrikalarımızda ürettiğimiz için ürün geliştirme ve modifikasyon konusunda çok büyük avantaja sahibiz ve piyasaya ciddi bir esneklik sunuyoruz. İ-Mak olarak Ar-Ge departmanımızla var olan ürünlerimizi sürekli olarak geliştirmeye çalışıyoruz. Geçen yıl pazara 3 yeni gövde seçeneği sunduk, bu yıl 4 tane yeni gövde seçeneği sunmayı planlıyoruz.

Ar-Ge çalışmalarımızla sadece yeni ürünler değil, İ-Mak kalitesinin sürekliliğini de sağlıyoruz. 

50’den fazla ülkeye ihracat yapan yerli bir marka olarak bugüne kadar yaptığımız satışları artırmak, yurt dışında faaliyet yürüttüğümüz ülkelerdeki konumumuzu daha da güçlendirmek istiyoruz. Bunun için yurt dışında marka bilinirliğimizi artırmak için çalışıyoruz. Yurt dışı müşterilerimizle yakın temasta olmak için distribütörlerimize çok ciddi eğitimler veriyoruz. Bu eğitimleri sektördeki kalite standartlarını artırmak adına kurmuş olduğumuz İ-Mak Akademi kapsamında veriyoruz. Eğitimlerimizde distribütör ve müşterilerimize ürün, sektör, teknik detay gibi eğitimler sağlıyoruz. Eğitimlerle ürünler ve uygulama alanları hakkında geniş bilgiye sahip olan distribütörler; kendi kültürel farklılıklarını kullanarak müşteriye en iyi çözümleri sunmaya devam ediyor. 

Şu an yurt dışında 50 farklı ülkede distribütörümüz; Güney Amerika, İspanya, Rusya, Güney Afrika gibi 4 farklı merkez ülkede de montaj fabrikalarımız var. Bu partnerlerimizin her biriyle farklı stratejiler belirliyor ve bu doğrultuda çalışıyoruz. İ-Mak kalitesini her yerde aynı seviyede tutmak için bayilere gönderilen eğitimcilerimizle oradaki çalışanlara da eğitimler veriyoruz. 

İ-Mak olarak pandemi etkilerinin sürdüğü 2021 yılını nasıl geçirdiniz?

2021 yılında yaşanan çok zor şartlara rağmen iyi bir yılı geride bıraktık. Gücümüzün 49 yıllık köklü temellere dayanması zorlu şartlardan etkilenmememizi sağladı. Yıllara göre stratejilerimizi çok önceden planladığımız ve buna göre hareket ettiğimiz için önümüzü rahat bir şekilde görebiliyoruz. İ-Mak olarak, piyasada var olan genel stres ve risklere rağmen yatırımlarımıza, çalışmalarımıza ve büyümemize devam ettik. 2021 yılında satışlarımızın içindeki ihracat payını %40’a çıkardık. 2022’de de bu rakamı %50’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızla çeşitli gruplarda yeni ürünler piyasaya sunduk. 

2021 yılında hayata geçirdiğiniz yatırımlar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Firma olarak 2021 yılında çok ciddi yatırımlar gerçekleştirdik. Artan üretim kapasitemizi desteklemek için var olan ölçüm laboratuvarımızı güçlendirdik ve yeni bir Klingelnberg ölçme cihazı aldık. Bunun yanında üretim hattımızı Liebherr marka dişli açma ve taşlama tezgahı ile güçlendirdik. Artan iş hacmimizi yeni işleme merkezleri devreye alarak güçlendirdiğimiz 2021 yılında, firma bünyesinde 2. bir test odasının çalışmalarına başladık.

Birçok yatırım yapan İ-Mak’ın gelecek hedeflerinden bahsedebilir misiniz? Uluslararası stratejiniz nedir? 

İ-Mak Redüktör olarak gelecek için 5 yıllık stratejiler belirliyoruz. 5 sene içerisinde 4 ülkede var olan montaj fabrikalarımızın sayısını da 10 ülkeye çıkarmayı hedefliyoruz. Firma olarak sabit bir şekilde 50 ülkeye satış gerçekleştiriyoruz. Bizim müşterilerimizi sadece Avrupa ya da Orta Doğu gibi bölgesel değil, tüm dünyayı kapsayacak çeşitli pazarlar oluşturuyor. Bizim şu an ilk 10 müşterimizi Avrupa, Güney Amerika, Afrika, Amerika, Hindistan gibi çok çeşitli pazarlar oluşturuyor. Şu an ana hedeflerimiz arasında Güney Amerika yer alıyor. Bu konuda çeşitli çalışmalara başladık. Kolombiya, Peru, Ekvator, Şili gibi ülkelerde bayi anlaşmaları yaparak ilk siparişleri gönderdik. Hızlı büyümemizi genişlettiğimiz pazarlar ile destekliyoruz. 2022 yılında Güney Amerika’da bulunan bu 4 ülkeden birinde montaj fabrikası açacağız. 

2022 yılı özelindeki hedefleriniz neler?

İ-Mak olarak 2022 yılında pandemiyle birlikte herkes için zorlaşan saha çalışmalarını son sürat hızlandırarak, uluslararası temaslarımızı güçlendireceğiz. 2021’de pandemi olmasına rağmen farklı farklı ülkelerden 10 tane fuara katılmıştık; 2022 yılında bu sayıyı 20’ye çıkararak saha çalışmalarımızı artıracağız. 

Satışlarımızın içindeki %40 olan ihracat payını bu yıl %50’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Bu yıl içerisinde Güney Amerika’da montaj fabrikasını devreye alarak şu anki sayısı 4 olan montaj fabrikalarımızı 5’e çıkarmayı planlıyoruz. Bu yıl enerji sektörüne giriyoruz, özellikle rüzgar enerjisinde yeni çalışmalara odaklandık ve yatırımlar gerçekleştiriyoruz. 1 milyon olan ürün çeşitliliğimizi artırmaya, yeni ürünler çıkarmaya devam ediyoruz. 

En önemlisi insan kaynağımıza olan yatırımlarımıza devam ediyoruz. Çok uluslu çalışan yapımız var ve bunu desteklemek için çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Uzun süredir devam ettiğimiz bir proje var. Her yıl 10 farklı ülkeden üniversiteyle anlaşmalar yaparak stajyer alımı gerçekleştiriyoruz ve kurduğumuz çok uluslu çalışan yapımızı destekliyoruz. Bunu daha da güçlendireceğiz. Şu an için Ar-Ge, üretim ve satışta 10 tane beyaz yaka çalışan işe alacağız. 

Rüzgar enerjisinde yeni çalışmalardan söz ettiniz. İ-Mak Redüktör’ün öne çıktığı uygulama alanları nelerdir?

İ-Mak olarak yarım asra dayanan tecrübemizle tarım ve ormancılık, gaz ve petrol, su arıtma, maden, çelik, gıda-içecek, çimento ve daha birçok sektörel uygulama alanlarına çözümler sunuyoruz. Örneğin, sahada uzun sürelerden bu yana yer aldığımız için yerel üreticilerle birlikte edindiğimiz çay tecrübemizi dünyaya sunuyoruz. Şu anda Hindistan, Kenya, Tanzanya gibi ülkelerdeki çay üreticilerine özel redüktör satışı yapıyor, mühendislik hizmeti veriyoruz. 

Senelerden bu yana bilgi sahibi olduğumuz sektörlerin başında maden sektörü geliyor. Şu an maden sektöründe 5 farklı kıtada hizmet veriyoruz. Polonya’daki tuz madenlerinden Güney Afrika’daki altın ve elmas madenlerine, Şili ve Peru’da yer alan Güney Amerika’daki bakır madenlerinden, Amerika’daki taş ocaklarına kadar dünyanın hemen hemen her yerinde maden sektörünün içerisindeyiz. Bu alanda çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz ve ciddi projeler almaya devam ediyoruz. 

Bu da İ-Mak ürünlerinin esnekliğini, her sektöre ne kadar uygun çözümler sunduğunu gösteriyor. Ağır, tozlu ve zor şartlarda çalışan redüktörler de üretiyoruz, çok temiz olması gereken, hassas olması gereken çay fabrikaları için de redüktör üretiyoruz. Geniş anlamda sunduğumuz bu çözümler de ürünlerimizin her ortama uygunluğunu gösteriyor. 

Geleceğe ve teknolojiye önem veren bir firma olan İ-Mak’ın dijital yatırımlarından söz edebilir misiniz?

İ-Mak Redüktör olarak çok ciddi teknolojik altyapımız var. Firmamızın ürün seçim konfigüratörü 2 yıldan bu yana müşterilerimizin hizmetinde. 6 dil desteği bulunan konfigüratör ile müşterilerimiz ister 3D boyutlu isterse teknik aramalar yapabiliyor. Aynı zamanda kullanıcı dostu web sitemizi sürekli geliştiriyoruz. Ziyaretçiler web sitemizde birkaç tıklamayla her türlü bilgiye ulaşabiliyor. Şu an sosyal ağlarda çok güçlü bir yapımız var. Linkedin, Instagram, Youtube gibi platformlarda dünya genelinde geniş kitlelerden çok sayıda aktif takipçimiz var. Özellikle Linkedin’de çok aktifiz ve bizim gibi aktif bir kitleye sahibiz.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Genel

Toposens, dünyanın ilk endüstriyel sınıf 3D ultrasonik çarpışma önleme sensörünü piyasaya sürdü

Yayın Tarihi

on

Münih merkezli yüksek teknoloji startup’ı Toposens, tescilli Toposens 3D ultrasonik ekolokasyon teknolojisine dayalı mobil robotlar için ilk ticari Toposens 3D Çarpışma Önleme Sistemi’ni piyasaya sürüyor. Bu, 7 yılı aşkın Ar-Ge ve ürün ticarileştirmesinin ardından şirket için önemli bir kilometre taşını temsil ediyor.

Endüstriyel ortamlarda mobil robotların daha yüksek güvenliğine yönelik karşılanmayan ihtiyacı ele alan Toposens 3D Ultrasonik Ekolokasyon Sensörü ECHO ONE® ve Toposens İşleme Ünitesi, gerçek endüstriyel ortamlarda zorlu testlerden geçirilerek, 3D çarpışma önleme için geliştirilmiş filtreleri barındırıyor. Yüksek teknoloji barındıran bu ürünün önde gelen teknoloji firmaları ile “birlikte geliştirilmesi”, yeni başlayan seri dağıtım için en yüksek performans seviyelerini sağlıyor.

Bulunamayanı tespit etmek

Otonom araç endüstrisinin patlaması ve otomatik forkliftler, AMR’ler ve AGV’ler gibi mobil robotların üstel büyüme seviyeleri yaşamasıyla birlikte, insan ve makinelerin güvenliği üretim çabalarının ön saflarında tutuluyor. Zorunlu 2D güvenlik LİDAR’ların sağladığı iki boyutlu veri çıktıları, yüksek güvenlik önlemlerine uygun olmadığı için piyasa, 3D çarpışmadan kaçınmanın bir zorunluluk olduğunun farkına vardı.

Fiziksel özellikleri nedeniyle LiDAR veya kamera gibi diğer 3D Sensör sistemleri, örneğin ortamlarındaki optik koşullar elverişsiz olduğunda veya forklift çatalları gibi nesneler zemine yakın olduğunda algılama yeteneklerinde sınırlamalara sahiptir. Sonuç olarak, nesneleri yeterince iyi algılamakta zorlanırlar, bu da onları güvenilmez ve yetersiz bir çarpışmadan kaçınma çözümü haline getirir. Aslında, 2022’deki endüstriyel kazaların önde gelen nedeni engellenmiş görme olarak belirlendi ve buna bağlı maliyetlerin 2025 yılına kadar mobil robotlarla donatılmış 50.000’den fazla fabrikada 2,5 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor. Ayrıca, geleneksel tek boyutlu ultrasonik sensör, Toposens 3D Collision Avoidance System, 3D nokta bulutuna kıyasla yalnızca basit mesafe verilerini ölçebildiğinden, çarpışmadan kaçınma için gereken 3D verileri sağlayamaz.

Robotik güvenliği yeniden tanımlanıyor

Bu eksiklikleri telafi etmenin ve pazara sınıfının en iyisi 3D çarpışmadan kaçınma ürünü sağlamanın bir yolunu bulmaya çalışan Toposens, son birkaç yıldır kendi ticari versiyonu için çalışıyordu. Yarasalarda gözlenen ekolokasyon ilkesine dayanan Toposens ECHO ONE®, optik sensörlerin dezavantajlarını, gelişmiş gürültü filtreleme yazılımıyla birlikte ses tabanlı konumlandırma yoluyla telafi ediyor. Bu da tamamen ayarlanabilen uyarma ve geri çarpma bölgelerinde tespit edilen her engel için gerçek zamanlı olarak sağlam 3D veri çıkışı sağlıyor. Dahası, bölgelerin her ikisi de sola veya sağa dönüş yapan bir mobil robotu dinamik olarak takip edebiliyor ve aracın hızına göre ayarlanabiliyor.

Sensör, elde edilen verileri (üç mikrofon tarafından algılanan yankı yansımaları) bir 3D nokta bulutu formatında, yapılandırılması kolay, gelişmiş bir 3D çarpışma önleme yazılımı ile donatılmış Toposens İşleme Ünitesi’ne gönderir. Oradan, hangi 3B bölge ihlallerinin tespit edildiğine bağlı olarak Toposens İŞLEME BİRİMİ, mobil robotun CPU’suna “yavaşla” veya “dur” komutunu iletir. Herhangi bir bölge ihlali tespit edilmediğinde, mobil robot devam eder. 

Yarasa görüşüyle engellerin üstesinden gelmek

Ürünle ilgili açıklamalarda bulunan Toposens CEO’su ve Kurucu Ortağı Tobias Bahnemann, “Çevresel koşullardan bağımsız olarak, algılanması zor birden fazla engeli güvenilir ve gerçek zamanlı olarak tespit edebilmek, müşterilerimiz için bir sonraki seviye robotik güvenliği sunmamızı sağlıyor. Teknolojimiz, zemindeki forklift çatalları gibi zemine dayalı nesneleri, olumsuz aydınlatma koşullarında veya şeffaf ya da aynalı nesne yüzeylerinde algılamada başarısız olabilen LiDAR’lar gibi optik sensörlerin eksikliklerini giderir. Veri çıktısını x, y ve z koordinatlarında almak, en güvenilir 3D çarpışma önleme seviyesini garanti eder” diye konuştu. Ürünü pilot projelerde kullanarak 2 yıldır test ettiklerini dile getiren Tobias Bahnemann, şu ifadeleri kullandı: “Üretim öncesinde, Toposens ECHO ONE® ürünümüzü yaklaşık iki yıldır bilinen şirketlerle pilot projelerde ve gerçek yaşam kurulumlarında birlikte geliştiriyor ve test ediyoruz. Bu bizi, müşterilerimize artık son teknoloji ürünü, bir sonraki seviye robotik güvenlik sistemi sunabileceğimiz bir konuma getirdi. Mevcut sensör çözümlerinde eksik olan 3D çarpışmadan kaçınma özellikleri, hasarlı malların ekonomik gerilemesi ve hatta tespit edilemeyen engellerin bir sonucu olarak pahalı üretim durmaları, herhangi bir mobil robot sisteminin yatırım getirisini önemli ölçüde sınırlayabilir. Bu, mobil robotların çevrelerini farklı türde bir görüş teknolojisi kullanarak ‘görmeleri’ gerekliliğini öne çıkarır.”

Toposens, yeni Toposens ECHO ONE® ile 3D ultrasonik çarpışma önleme teknolojisinin ilk ticari versiyonu için siparişleri topluyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Genel

Değirmen makinelerinin küresel oyuncuları, İstanbul’daki buluşma için gün sayıyor

Yayın Tarihi

on

Dünyanın lider değirmen makine üreticileri, 15-18 Eylül 2022 tarihleri arasında Mill Tech İstanbul Fuarı’nda bir araya gelecek. Sektöre dair her şeyin bir arada sunulacağı fuar, oluşturacağı ticaret hacmi sayesinde küresel markaların ihracatlarına büyük katkılar sağlayacak.

CNR Holding ile Değirmen ve Sektör Makineleri Üreticileri Derneği (DESMÜD) tarafından hayata geçirilen Mill Tech İstanbul Fuarı, değirmen sanayinin küresel ölçekte önemli markalarını yeni iş anlaşmaları için İstanbul Fuar Merkezi’nde bir araya getirecek. Sektörün küresel ölçekte en büyük ihracatçısı konumunda olan Türk değirmen makineleri sanayi, global ticaret ağını Mill Tech İstanbul ile büyütmeye bu yıl da devam edecek. Sektörün yeni teknoloji ve uygulamalarına ev sahipliği yapacak olan Değirmen Makineleri Teknolojileri ve Yan Sanayi Fuarı – Mill Tech İstanbul, oluşturacağı ticaret hacmi sayesinde küresel markaların ihracatlarına büyük katkılar sağlayacak.

Yerli ve yabancı üretici firmaların yoğun ilgi gösterdiği fuar, kaliteli katılımcıyı nitelikli alıcı ile bir araya getirerek sektörün ticaretine önemli bir ivme kazandıracak. 15-18 Eylül 2022 tarihleri arasında organize edilecek olan Mill Tech İstanbul; Avrupa, Afrika, Türki Cumhuriyetler, Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkelerinden binlerce profesyonel alıcıyı misafir edecek. Fuarda katılımcı ve ziyaretçiler arasında gerçekleşecek olan B2B ikili iş görüşmelerinin tamamı, uzun soluklu ticaret anlaşmaları ile sonuçlanacak.

Mill Tech BIA ile yabancı alıcı rekoru kıracak

CNR Holding, fuara yurt dışından ilgiyi artırmak için Türk fuarcılık sektörünün en büyük yatırımı BIA – Global Pazar İstihbarat Sistemi’ni kullanıyor. Bu sistem ile dünyanın dört bir yanından değirmen makine ve teknoloji alıcıları fuara davet edilerek, ihtiyaçları doğrultusunda Türk firmaları ile buluşturulması sağlanıyor. Sistem, özellikle farklı ülkelerden alım yapan ve daha önce Türkiye pazarına girmemiş alıcılara ulaşıyor.  BIA sisteminin katkısıyla düzenlenecek Mill Tech’in profesyonel ziyaretçi rakamının 15 binin üzerine çıkması hedefleniyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Genel

LMI Technologies, Gocator 2600 Serisi ile 4K+ lazer profil özelliğini piyasaya sürüyor

Yayın Tarihi

on

3D tarama ve inceleme çözümlerinin lider geliştiricilerinden LMI Technologies, yeni Gocator® 2600 Serisi 4K+ çözünürlüklü akıllı 3D lazer profil sensörlerini piyasaya sürüyor. Yüksek çözünürlük ve geniş görüş alanı kombinasyonu sunan Gocator®  2600 sensörleri, mikroskobik özelliklerin ve büyük parça (büyük konveyör) uygulamalarının ölçümü için ideal bir çözüm sunuyor.

Fabrikada önceden kalibre edilmiş sensörler; pil denetimi, gıda işleme (unlu mamül üretimi), inşaat malzemeleri (mobilya, kapı ve pencereler, kalaslar, sac), otomotiv (havalı yay ve tekerlek muayenesi), kauçuk ve lastik üretimi ile genel fabrika otomasyonu gibi uygulamalar için sunduğu geniş görüş alanlarında yüksek çözünürlüklü 3D tarama ve incelemelerde; profil başına 4200 veri noktası sağlamak üzere özel optikler ve güçlü bir 9 megapiksel görüntüleyici ile donatılmıştır. Hızlı ve doğru ölçüm için 3D akıllı sensör teknolojileri geliştiren LMI Technologies’in CEO’su Mark Radford, yeni ürünle ilgili şu ifadeleri kullanıyor: “Gocator 2600, sahada test edilmiş, sağlam ve güvenilir 3D akıllı sensör ürün serimize, çığır açan 4K+ lazer profil özelliğini ekliyor. Profil başına 4200 veri noktası ile müşteriler artık en zorlu mikroskobik özellikleri çözebilir veya çok sayıda büyük konveyör uygulamasında 3D tarama ve inceleme için 2600’ün daha geniş görüş alanı modellerinden yararlanmayı seçebilir.”

Gocator 2600 Serisi’nin başlıca özellikleri:

  • 9 megapiksel görüntüleyici
  • Yüksek çözünürlüklü ölçüm için profil başına 4200 veri noktası
  • 0,018 mm’ye kadar X çözünürlükleri (71 mm’de FOV)
  • 2 m’ye kadar görüş alanları (0,55 mm X çözünürlüğünde)
  • Sensör üstü ölçüm araçları ve I/O bağlantısı
  • Yerel çoklu sensör hizalama ve ağ desteği

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Konular

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com