Connect with us

Genel

KBT Konveyör kalite standartlarına Habasit ve NGI ile ulaşıyor

Published

on

KBT Konveyör Genel Müdürü Kaan Darama ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Konveyör ve makine imalatının yerli markası KBT’nin faaliyetleri hakkında değerlendirmelerini aldığımız Kaan Bey’den, Habasit ve NGI markalarıyla iş ortaklıklarına ilişkin de bilgiler aldık.

Konveyör üretiminiz, ürün gruplarınız ve hedef sektörleriniz hakkında ayrıntılı bilgi alabilir miyiz?

Konveyör üretimimiz 1100 metrekare imalat ve 600 metrekare ofis olmak üzere yaklaşık 1700 metrekarelik fabrikamızda alanında uzman 8 mühendis ve 13 teknik personel ile İOSB’de devam etmektedir. Ağırlıklı olarak gıda sektörüne çalışıyoruz ve paslanmaz materyal konusunda uzman bir ekibimiz var. Kaynak, tasarım, montaj bölümlerinde ve kullanılan malzemelerde hep titiz davranan, zamanında teslim ahlakını şiar edinen bir ekiple çalışmaktan gurur duyuyorum. Gıda ve ilaç sanayiinde birçok firma ile çalışsak dahi bildiğiniz üzere bu sektörler tamamen uçsuz bucaksız bir derya gibi. Gıda derken içerisine şekerli, çikolatalı atıştırmalık ürünlerle, aynı zamanda tavuk ve et türevleri, makarna ve kuru baklagiller gibi tamamen farklı üretim, paketleme ve kalite kontrol proseslerine sahip birçok ürünü katıyoruz. Bu nedenle hedef sektörlerimizden ziyade gıda sektörü içerisinde hedef ürün gamlarımız mevcut. Hâlihazırda hızlı tüketim malzemelerinin üretim hatlarında fazlasıyla tecrübeye ve ürün gamına sahip firmamızı, tavuk ve et ürünleri sektöründe daha fazla iş geliştirmek ve bu sektörde de kaliteli sistemlerimizi tanınır yapmak için girişimlerimiz mevcuttur.

Gıda sektörünce geniş bir yelpazede pek çok farklı uygulamalarda çözümler sunuyorsunuz. Bu uygulama ve çözümler hakkında neler söylersiniz?

Bu zamana kadar gıda sektöründe ürünlerin kolilenmesinden tutun da paketli ürünlerin taşınması, sayılması, robotik kollar yardımıyla düzenlenmesi vb. birçok üretim hattını devreye aldık. Firmamız aslında bir konveyör firmasından ziyade bir mühendislik firmasıdır. Yapmış olduğumuz projelerin birçoğunda standart çözümler dışında tasarlanmış ve katma değerli sistemler üretiyoruz. Sadece taşımıyoruz aynı zamanda çözüm üretiyoruz.

Endüstri 4.0 ve IoT teknolojileri giderek daha fazla kullanım alanı buluyor. Ürünlerinizde teknolojik gelişmeler ışığında ne tür yenilikler yapıyorsunuz?

Firmamız üretmiş olduğu sistemlerde programlanabilir akıllı devreleri yıllardır kendi bünyesindeki mühendislerle, müşterilerine bir çözüm olarak sunmaktadır. Makinelerin akıllı görevleri gerçekleştirmesi, konveyör ve diğer ekipmanlarla senkron faaliyet göstererek verimin arttırılması ve sorunsuz bir üretimin garanti altına alınması için bu tip teknolojilerin kullanımının zaruri olduğu çok aşikârdır. Müşterilerimizin hatlarındaki sistemlerin son teknolojik haberleşme ağına sahip olması ve arka planda kullandıkları yazılımlarla entegresi noktasında kendilerine hizmet vermek için mühendis kadromuz her geçen gün daha fazla eğitim alıyor ve bu eğitimleri şirket içerisindeki simülasyon sistemlerimizle pratiğe döküyorlar. Bu teknolojileri dışarıdan hizmet almadan kendi bünyesinde bulunan mekatronik ve elektrik mühendisleriyle çözen bir firma olmamızın da rahatlığını her geçen gün yaşıyoruz.

Habasit ve NGI markalarıyla iş ortaklığınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Habasit markasıyla yıllardır bant ve konveyör aksesuarları ürünlerini kullanarak çalışmaktayız. Hem marka bilinirliği hem de kaliteli ürün gamıyla her türlü projede desteklerini görmek, yaptığımız sistemlerde bu tarz profesyonel bir iş ortağına sahip olmak projelere daha özgüvenli yaklaşmamızı sağlıyor ve bu gerçekten çok güzel bir duygu. İmal ettikleri ürünleri her geçen gün geliştirmeleri ve yeni ürünlerle var olan sorunlara sürekli gelişen bir yapıda çözüm üretmeleri, iş birliğimizi çok daha güçlendiriyor. NGI marka ürünlerle tanışmamızı sağlayan Habasit markası, kendisine yakışır bir markayı bünyesine katarak kalite anlayışını tekrar göstermiş. Rulmanlı yataklarda ve özel ayak pabuçlarında kendileriyle çalışıyoruz ve müşterilerimizden aldığımız geri dönüşler de bizleri çok memnun etmektedir. Habasit ve NGI marka ürünleri kullanmak hem firmamızın kaliteli üretim anlayışını yansıtmakta hem de taleplerimizi tam anlayışıyla karşılayan iş ortaklarının olmasının rahatlığını yaşatmaktadır.

NGI markalı hijyenik rulman yatakları ve makine ayakları, hangi açılardan önemli ekipmanlardır? 

Makine ayakları statik ve titreşim aktarımı noktalarında makinenin zeminle ilk temas noktası olması sebebiyle çok önemlidir. Yıllardır her konveyörde, her makinede kaliteli pabuçlar kullanmayı zaruri gördüğümüzden bu noktada çok titiz bir firmayız. NGI marka ürünler gerçekten tam bir mühendislik çalışmasının sonucu. Pabuçların altındaki plastik malzemenin materyalinden tutun da iç kısmının kavis açısının ayarlanmasıyla vakumlama özelliği göstererek zemine dübellenmiş etkisi yapması tamamen bir mühendislik çalışmasının sonucudur. Makine ayakları sadece yükseklik ayarı yapılan basit bir ürün değil tam anlamıyla makineyi ve firmanın bu makineye bakışını, kalite anlayışını gösteren bir materyaldir. Kalitenin ince ayrıntılarda olduğunu düşünen ve bütün üretimlerinde bunu göstermeye çalışan bir firma olmamız hasebiyle, NGI marka ürünleri kullanmak bu düşüncemizin vücut bulmasını sağlamaktadır.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı, Habasit ve/veya NGI’ın rolü kısaca bu projelerde nasıl olacak?

Elbette. Şu an hâlihazırda Peru’ya yapmakta olduğumuz konveyör hatlarında Habasit marka bantları ve NGI marka ayakları kullanıyoruz. Aynı zaman da Rusya’ya henüz çalışmasını yaptığımız CleanDrive model metalize bantlı poliüretan bantlarla çözüm sunmaktayız.

Eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?

Benimle bu röportajı gerçekleştirdiğiniz için teşekkür ederim. Her geçen gün kaliteli hizmet ve kaliteli üretimlerle ülke üretimimize katkı sağlayan firmalarımızın artması dileğiyle, iyi çalışmalar dilerim.

KBT Konveyör Yöneticileri Kaan Darama ile Bülent Keçeli

Son olarak kısaca kendinizden bahseder misiniz?

KBT Konveyör genel müdürüyüm ve şirketi Bülent Keçeli ile birlikte 2015 yılında kurduk. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği mezunuyum. Kaliteli üretim ve kaliteli hizmet anlayışını benimseyen bir yapım var. Bu anlayışla birlikte, konveyör ve makine imalatı yapan firmamızla Türkiye’nin ve dünyanın çok büyük firmalarına hizmet veriyoruz.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Continue Reading
Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Siemens Türkiye Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nın üretim kapasitesi %60 arttı

Published

on

Siemens Türkiye Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası

Gelecek için bugünü dönüştüren Siemens Türkiye önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. Şirket, 2 yıl süren çalışmaların ardından Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nın üretim kapasitesini %60 oranında artırarak büyük bir başarıya imza attı.

Siemens Türkiye, 167 yıllık tecrübesiyle yenilikçi, verimli, enerji tasarruflu çözümler sunmaya ve gelecek için bugünün dönüşümüne hız kazandırmaya devam ediyor. Siemens Türkiye, 80’den fazla ülkeye ihracat yapan 150 bin metrekarelik alana sahip Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nda 2 yılı aşkın süredir sürdürdüğü çalışmalar sonucunda süreç iyileştirmeleri ve layout tasarım değişimi ile herhangi bir ek metrekareye ihtiyaç duymadan üretim kapasitesini %60 oranında yukarı taşıyarak büyük bir başarıya imza attı. Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nda lojistik faaliyetleri %70 oranında azalırken, depo kapasitesi %32 oranında genişletildi ve %30 verimlilik artışı sağlandı.

“Bu yatırım ve ek istihdam 167 yıldır bu topraklarda teknoloji üreten Siemens’in Türkiye’ye duyduğu güvenin önemli bir göstergesi”

Projenin tamamlanmasının ardından düzenlenen açılış töreni, Siemens AG Akıllı Altyapılar Grubu Elektrifikasyon ve Otomasyon CEO’su Stephan May, Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve CFO’su Thomas Kolbinger’in katılımı ile gerçekleştirildi. Törende konuşan Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrika Genel Müdürü Veli Turgut projeyi 2 yıllık bir çalışma sonucunda fabrikada üretimi durdurmadan hayata geçirdiklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikamızda süreç iyileştirmeleri, layout tasarımı ile herhangi bir metrekare artışı yapmadan %60 kapasite artırımı sağlamanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. %60 kapasite artırımı fabrikamızda ek istihdam da sağladı. Bu yatırım ve ek istihdam 167 yıldır bu topraklarda teknoloji üreten Siemens’in Türkiye’ye duyduğu güvenin önemli bir göstergesidir. Projeyi devreye aldığımız süreç boyunca çalışma arkadaşlarımızın titiz çalışmaları sonucunda hiçbir iş kazası yaşanmadı ayrıca üretimi de hiç durdurmadık. Bu da ne kadar doğru süreçlerle ilerlediğimizi ortaya koyuyor.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da fabrikamızda üreteceğimiz teknolojilerle ve yeni yatırımlarımızla ülkemizin sürdürülebilir büyümesine, istihdamına ve kalkınmasına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz. Fabrikamızın sürdürülebilirlik hedefleri arasında 2030 yılına kadar kullandığımız enerjiyi %10 azaltma da yer alıyor. Ayrıca ihtiyaç duyduğumuz enerjinin %10’unu ise kampüsümüz içerisinde yer alan güneş panellerinden sağlıyoruz. Tüm bu çalışmalarla hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz.”

Continue Reading

Genel

Bonfiglioli ortaklığından doğan çözüm, malzeme taşıma operasyonlarında devrim yaratıyor

Published

on

Bastian Solutions Bonfiglioli 1

Günümüzün sürekli gelişen endüstriyel ortamında malzeme taşıma süreçlerini optimize etmek, verimlilik kazanımları arayan işletmeler için çok önemli bir hale geliyor. Tesis içi malzeme taşıma verimliliğini artırma zorluğuyla karşı karşıya olan şirketler, otonom yönlendirmeli forklift geliştirmeye başlıyor. Redüktör üretiminin önde gelen markası Bonfiglioli ile akıllı malzeme taşıma sistemleri tedarikçisi Bastian Solutions, bu zorluğun üstesinden gelmek için başarılı bir ortaklığa imza atıyor.

İş gücü açığının otonomiyle çözülmesi

Malzeme taşıma operasyonlarını önemli ölçüde etkileyen forklift operatörü eksikliği, üreticiler için ortak bir engel oluşturuyor. Verimliliği artırmak için şirketlerin iş gücü eksikliklerini çözmelerine yardımcı olacak bir otonom yönlendirmeli forklift çözümü sunmak üzere yola çıkan Bastian Solutions, malzeme taşıma faaliyetlerini esnek bir şekilde destekleyebilen ve aynı zamanda karlılığı artıran otonom bir araç tasarlamayı amaçlıyor. Güçlü ve güvenilir bir sürücüsüz forklift oluşturmak için tahrik sistemi konusunda güvenilir bir tedarikçi bulması çok önemli olan Bastian Solutions, bu zorluğun üstesinden Bonfiglioli ile geliyor. Bonfiglioli, Bastian Solutions için 1. sınıf malzeme taşıma araçları için entegre yüksek performanslı elektrik motorları ve düşük bakım gerektiren frenleme sistemlerine sahip yüksek verimli, düşük gürültülü planet akslar ve tahrikler tedarik ediyor. Tipik uygulamalar, 3 ve 4 tekerlekli denge ağırlıklı forkliftler ve yer destek ekipmanlarını içeriyor.

Malzeme taşıma operasyonlarında devrim

Bonfiglioli ve Bastian Solutions arasındaki iş birliği, yenilikçi bir otonom yönlendirmeli forklift çözümünün geliştirilmesiyle sonuçlanıyor. Bonfiglioli’nin çok yönlü redüktörlerini kullanan ve sektör uzmanlığından yararlanan bu başarılı ortaklık, malzeme taşıma operasyonlarında devrim yaratıyor. İş gücü zorluklarının üstesinden gelerek operasyonel verimliliği artıran otonom forklift, işletmelere umut verici bir gelecek sunuyor. Bu gelişmeler sayesinde şirketler iş gücü bağımlılıklarını azaltıyor, üretkenliği artırıyor.

Elektrikli güç aktarma sistemlerini fabrikada tamamen test eden Bonfiglioli, düşük enerji tüketimini garanti ederek; daha uzun batarya çalışma süreleri, daha uzun bakım aralıkları ve daha düşük sahip olma maliyeti sunuyor.

Bu dönüşüm malzeme taşıma alanını yeniden şekillendiriyor. Bonfiglioli‘nin güvenilir redüktör çözümleri sunma konusundaki sarsılmaz kararlılığı, redüktör endüstrisindeki lider konumunu sağlamlaştırıyor, malzeme taşıma teknolojisinde ilerleme sağlıyor.

Continue Reading

Genel

Aerosint SA’yı satın alan Schaeffler, katmanlı üretim teknolojilerindeki konumunu güçlendiriyor

Published

on

Aerosint SA Schaeffler 1

Küresel hareket teknolojisi lideri Schaeffler, yenilikçi 3D baskı sistemlerinin önde gelen ABD’li üreticisi Desktop Metal’den Belçikalı startup Aerosint SA’yı satın alarak katmanlı üretim teknolojilerindeki bilgi birikimini güçlendiriyor. Adı “Schaeffler Aerosint SA” olarak değiştirilecek olan girişimin, Schaeffler Special Machinery için ek bir konum olarak Schaeffler Grubu’na entegre edilmesi planlanıyor. Karmaşık geometrilere sahip bileşenlerin üretilmesi söz konusu olduğunda geleneksel üretim süreçlerinden daha basit olan ve endüstri 4.0’ın önemli bir destekçisi olan katmanlı üretim; aynı zamanda daha az malzeme tüketimi, üretimde daha fazla enerji verimliliği ve daha çevre dostu malzeme seçenekleri gibi bir dizi sürdürülebilirlik avantajları da sunuyor.

Satın almayla ilgili konuşan Schaeffler AG Operasyon Direktörü Andreas Schick, “Schaeffler Aerosint SA, eşzamanlı metalik çoklu malzeme baskısı için ilk endüstriyel çözümü sunuyor. Bu uzmanlık, yüksek düzeyde sanayileşme yetkinliğimiz ve yenilikçi üretim teknolojilerindeki onlarca yıllık bilgi birikimimizle birleştiğinde, bize belirleyici bir pazar avantajı sağlayacaktır. Bu satın alma, endüstri 4.0 alanında metal bazlı katmanlı üretim süreçlerinin endüstriyel kullanımında önemli bir kilometre taşıdır” açıklamasında bulunuyor.

Aerosint SA Schaeffler 2

Yeni malzeme kombinasyonları için yenilikçi toz kaplama teknolojisi Toz Bazlı Lazer Füzyon (L-PBF); aletler, prototipler veya küçük seri üretim çalışmaları gibi uygulamalar için bileşen üretmenin daha yenilikçi, verimli ve sürdürülebilir bir yolunu oluşturuyor. Aerosint’in patentli Seçici Toz Biriktirme (SPD) teknolojisi, birden fazla bitişik malzeme birikintisinden oluşan homojen katmanlar oluşturmayı mümkün kılıyor. Biriktirme seçici olduğundan, doğru malzemelerin gerekli miktarları gerekli yerlerde biriktiriliyor. Çoklu malzeme tozları ayrı tutuluyor ve ‘yeniden kaplayıcılar’ olarak bilinen araçlar tarafından biriktiriliyor. Bunlar normal ofis yazıcılarındaki taşıyıcılar gibi çalışıyor ve 300 μm’ye kadar yanal toz piksel çözünürlüklerinde 3D bileşenleri yazdırıyor. Halihazırda piyasada bulunan bu SPD teknolojisi, lazer toz yatağı füzyonu ve bağlayıcı püskürtme gibi eklemeli üretim süreçlerinin yanı sıra, dolaylı süreçlerle de kullanılabiliyor. Schaeffler Special Machinery, bu teknolojiyi 2024 yılından itibaren kullanıma sunulacak olan çok malzemeli 3D baskı sistemine dahil etmeyi planlıyor. Schaeffler Special Machinery Kıdemli Başkan Yardımcısı Bernd Wollenick, “Schaeffler Special Machinery geleceğin bu önemli teknolojisini entegre ederek, üretim mükemmelliği için bir ortak olarak, müşterilerine özellikle imalat ve tıbbi teknoloji sektörleri için daha çeşitli bir sistem portföyü sunabilecek” diyor.

Aerosint teknolojisinin lazer sistemleriyle daha yakın bir yol haritasına sahip olduğunu ve Schaeffler’in teknolojiden hemen yararlanabileceğini söyleyen Desktop Metal CEO’su Ric Fulop, “Schaeffler ile SPD teknolojisini lazer tabanlı sistemlerle ticarileştirmek için yüksek düzeyde teknoloji uzmanlığına ve net bir yol haritasına sahip uluslararası bir ortağımız var. Gelecekte bu teknolojinin Desktop Metal bağlayıcı püskürtme sistemlerinde kullanılmasına yönelik çeşitli olasılıklar üzerinde iş birliği yapmaya devam edeceğiz” diye konuşuyor. Ayrıca Schaeffler ve Desktop Metal, aletsiz üretim teknolojileri alanı da dahil olmak üzere çok malzemeli çözümlerde iş birliklerine devam ediyor.

Continue Reading

Konular

Trendler

KONVEYÖR DERGİSİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et