Connect with us

Sektör Haberleri

Gıda ve ambalaj sektörleri için sürdürülebilir çözümlerin adresi Schaeffler

Yayın Tarihi

on

Endüstrinin önde gelen markaları arasında yer alan Schaeffler, sürdürülebilir çözümlerini dahil ettiği yeni yaklaşımlar ile daha da geliştiriyor. Sürdürülebilirlikte başarının nasıl sağlanabileceğini Haziran ayında düzenlenen Hannover Messe’de sergileyen Schaeffler, üstün rulmanları, OPTIME ve OPTIME C1 gibi IoT çözümleriyle gıda ve ambalaj sektörlerine verimlilik ve daha birçok avantaj sunuyor.

Sürdürülebilirlikte başarının nasıl sağlanabileceğini Hanover Messe 2022’de sergileyen Schaeffler, gıda ve ambalaj sektörleri için genişletilmiş çözümler sunuyor. Belirli çevresel etkiler ve yasal gereklilikler, uyarlanmış rulman çözümlerinin kullanılmasını gerektirir. Schaeffler, yeni Gıda Programı’nın (FD serisi) bir parçası olarak, bu koşulları yerine getirmek için gıda endüstrisi standartlarına göre üretilen yağlayıcıların uygulanmasında bir dizi korozyona dayanıklı ve keçeli standart sabit yivli rulman sunuyor. Hassas gıda işleme uygulamaları için yüksek düzeyde direnç sağlayan beyaz, cam elyaf takviyeli plastikten yapılmış yeni muhafaza ünitelerini de Hannover Messe’de tanıtan Schaeffler’in yağlayıcı bileşeni Schaeffler Lubtect, özellikle zorlu çalışma koşulları ve yağlama gereksinimleri için öneriliyor. Lubtect, sürekli ve güvenilir yağlama sağlayan gözenekli ancak boyutsal olarak kararlı bir polimerden oluşuyor.

Gıda ve ambalaj endüstrisinde kaynakları korumak

Schaeffler, OPTIME durum izleme sistemi ve akıllı OPTIME C1 yağlayıcı gibi IoT çözümleriyle de kaynakları korumaya yardımcı oluyor. OPTIME sistemini kullanan operatörler, daha sorunsuz üretime ek olarak, uzun yıllar boyunca yedek parça ve yedek ünite stoku bulundurmak zorunda kalmadan avantajlı duruma geçiyor. Artık gerekmeyen yedek parça üretimiyle ilişkili enerji ve ham madde tasarrufları, tesislerde ayak izlerinin iyileştirilmesine katkı sağlıyor. OPTIME C1, üretim tesislerinde, aksi takdirde temizleme çalışmaları için gerekli olacak büyük miktarlarda su ve kimyasal kullanımında da azalmalar sağlayarak, yatak konumlarında aşırı yağlanma ve yağlayıcı çıkışının önlenmesine yardımcı oluyor.

Konuyla ilgili konuşan Schaeffler Endüstriyel Otomasyon Kıdemli Yardımcı Başkan Ralf Moseberg, “Kaynak kullanımı konusu, ekipmanın üretiminin tasarım ve geliştirme fazlarında ele alınır ve tork motorları ve dişli motorları gibi çeşitli sürücü sistemlerini, yeniden yağlama aralıklarını uzatma, sürtünmeyi azaltma ve sızdırmazlığı optimize etme konularını da kapsayacak biçimde verimlilik ve işlem noktaları anlamında karşılaştırmaya odaklanmalıdır. Yağlayıcı gereksiniminin azaltılması, paralel olarak ortaya çıkan yeniden işleme maliyetleri, su tasarrufunun ve temizlik malzemelerinin azaltılması konularıyla birlikte çok yönlü katkılar sağlar” açıklamasında bulunuyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektör Haberleri

WEISS LS Hybrid Lineer Transfer Sistemi ile üretimde artan esneklik

Yayın Tarihi

on

Otomasyon çözümleriyle dünyanın önde gelen sistem tedarikçilerinden biri olan WEISS, LS Hybrid ile müşterilerinin üretim sürecini esnek bir şekilde yapılandırmasını sağlıyor. Kullanıcıların ‘zamanlanmış pozisyonlandırma’ gereksinimini karşılamada çözümler sunan lineer transfer sistemleri hakkında gözlemlerini paylaşan şirketin CEO’su Uwe Weiss ve CTO’su Ralf Steinmann, WEISS’in bu alanda sunduğu LS Hybrid Lineer Transfer Sistemi’yle ilgili bilgiler aktarıyor.

Şirketler yıllardır artan hacimleri, daha küçük partileri ve daha hızlı üretimi garanti eden otomatikleştirilmiş, esnek üretim süreçleri için talepte bulunuyorlar. Günümüzde, iş parçalarının veya iş parçası taşıyıcılarının beslenmesi, çıkarılması, tamponlanması, ayrılması ve konumlandırılması gibi işlemlerin çalışmasını sağlamak için üretim sistemlerinde yürütülen tekil adımların verimli bir şekilde bağlanması oldukça önem taşıyor. Montaj otomasyonunda eksiksiz bir tedarikçi olan WEISS, bunu yeni LS Hybrid Lineer Transfer Sistemi ile gerçekleştiriyor.

Konuyla ilgili konuşan WEISS CEO’su Uwe Weiss, “Pek çok müşterinin üretim hatlarında bu kadar benzer beklentilere sahip olması gerçekten dikkat çekici. Geniş bir ürün ve format yelpazesiyle başa çıkmak için çeşitliliği yönetme becerisi isterken, daha fazla çıktı için kontrolün verimli yapılmasını ve son olarak yeni, genişletilmiş bir işlevselliğe sahip daha esnek sistemler arıyorlar” diyor. Konuyla ilgili konuşan diğer bir isim olan WEISS CTO’su Ralf Steinmann ise, “Uyarlanabilir üretim süreçleri bugünlerde mutlak bir zorunluluk haline geldi. Transfer ve taşıma sistemlerinin üretim hatlarına entegrasyonu ve gerektiğinde etkinleştirilmeleri hızlı ve kolay olmalıdır. Bu, rekabetçi üretim için temel bir ön koşuldur. Bu nedenle, tarafımızdan geliştirilen geleneksel döner indeksleme çözümün transfer ve konumlandırma işlevleriyle doğrusal biçimde genişletme yaklaşımını benimsedik” ifadelerini kullanıyor.

 Kam tahrikli ya da doğrudan tahrikli ister köşede ister konveyör kesitinde, üretime tamamen yeni bakış açıları kazandıran LS Hybrid Transfer Sistemi’ne, tekil hareket profilleri atanabiliyor. Hassas ve bağımsız hareket eden mekikler, akıllı sistem yazılımıyla %40’a kadar daha kısa nakliye süreleri ile üretkenlik artışını mümkün hale getirecek şekilde hareket edebiliyor ve bunu ürün akışlarını birleştirerek ya da işleme istasyonlarını paralelleştirerek veya hata toleranslarını artırarak yapıyorlar. LS Hybrid Transfer Sistemi ile genel olarak, daha az alanda daha fazla işlem gerçekleştirilebiliyor.

LS Hybrid Transfer Sistemi’yle ilgili konuşan Uwe Weiss “Sistem müşteriye yaratıcılıkta daha fazla serbest alan sağlayan son derece dinamik özelliklerin eklenmesiyle geleneksel palet transfer sistemini en uygun hale getiriyor. Aynı anda daha fazla işlevin kullanılması üretimin temel ilkelerini değiştirmek anlamına da geliyor” ifadelerini kullanırken; Ralf Steinmann ise “Döner indeksleme tablaları ve zamanlanmış döngülerin aksine artan verimliliği ve işleme becerisini göz önünde bulundurmak önem taşır. Tablanın sabit bir döngüsü varken, LS Hybrid tek bir sistemde çift ve tekli işlemeye, senkronize ve asenkron veya tersine çevrilebilir hareketlere aynı anda imkan tanıyor. Karşılaştırıldığında, senkronize zincirde, sistemin maksimum boyutu sınırlı kalıyor ve uzunluğuna göre yükün de sınırları var. İşlem istasyonlarını ayırmak da imkansız” diye ekliyor.

Ekonomik üretim için benzersiz özelliklere sahip

Gerekli alanı en aza indirirken verimi en üst düzeye çıkaran bu esnek aktarım sistemiyle nesiller arasında farkın göze çarptığını dile getiren Uwe Weiss’in, “Bu, esnek bir şekilde kontrol edilebilen mekiklerle çıktıyı artırabileceğiniz ve tek haneli döngü süreleriyle çok büyük hacimler üretebileceğiniz anlamına mı geliyor?” sorusunu cevaplayan Ralf Steinmann, “Klasik bir palet aktarma sistemi veya döngü zincirleriyle karşılaştırıldığında LS Hybrid, bu sistemi devreye alınması hızlı ve kolay olan esnek ve ekonomik üretim için ideal hale getiren benzersiz özelliklere sahiptir. Dakikada 50 döngü kolayca elde edilebilir, bu da yalnızca seri üreticiler için değil aynı zamanda büyük üreticiler için de çekici olmalıdır. Anahtar, esnek sistem konfigürasyonuna izin veren modüler lineer transfer sistemidir. Yeni ‘eCAM modülü’, kontrollü servo sürücülerin travers profilinin yan yana yerleştirildiği geleneksel yüksek hassasiyetli silindirik kam sürücüsünün bu avantajlarını bir araya getiriyor. Bu nedenle iş parçası taşıyıcılarının rotaları, uygulamaya çok kolay bir şekilde uyarlanabiliyor” ifadelerini kullanıyor.

Ürünle ilgili açıklamalara devam eden Uwe Weiss “Bu, eskiden manuel olarak yürütülebilen zor ve karmaşık süreçlerin otomatikleştirilmesinin artık mümkün olduğu anlamına geliyor. Diğer taşıma, aktarım ve yerleştirme işlemleri ve montaj ve test istasyonlarıyla birlikte bu, uyarlanabilir bir üretim sistemini beraberinde getiriyor. Başka bir pozitif nokta olarak, kullanıcı lineer transfer sistemini üretim hattına çok kolay bir şekilde entegre etmek için tamamen kablolu ve test edilmiş bir tak ve çalıştır yaklaşımının avantajını ele eder. Bu, hızlı ve daha güvenilir planlamayı mümkün hale getirir. Devreye alma işleminin yerinde yapılması sağlanır” şeklinde konuşurken; Ralf Steinmann ise, “Bu sistem, eski, kesinlikle lineer ürün akışında büyük bir gelişmeyi ifade ediyor. Yüksek performanslı montaj platformu niteliği taşıyor. Tipik olarak, en yavaş istasyon tüm sistemin hızını belirlemektedir. Örneğin, iş parçası taşıyıcıları çok dinamik çalışabilir, tanımlı bir işlemi yürüttükten hemen sonra hızlanıyor ve ardından ürün akışına geri dönüyor. Bu özellikle ilginç daha fazla verimlilik elde etmek isteyenler için çok uygun” açıklamasında bulunuyor.

Esneklik, bileşenler arasındaki iletişimi sorunsuz hale getiriyor

WEISS’in üst düzey yöneticilerinin açıklamalarına en iyi örneği altı parçalı montaj oluşturuyor. Bağımsız olarak kontrol edilen her bir taşıyıcı kullanılabilirken, toplam yüz ölçümü azalıyor. Sonsuz pozisyonun ve değişken hız ve hızlanma/yavaşlama değerlerinin programlanması, sürecin optimizasyonuna yardımcı olur ve entegrasyonun genel maliyetini düşürür. İşlemdeki önemli kuvvetler, kılavuz sistemi ve takım taşıyıcıların yanal olarak kilitlenmesiyle desteklenir. WEISS işleme birimleri ve proses modülleri kullanılırken sunulan esneklik, bileşenler arasında iletişimi sorunsuz hale getirir ve bu da verimin bazı durumlarda normalinin iki katından yüksek bir düzeye çıkarır.

Lineer transfer sistemleri ve LS Hybrid hakkında sohbet havasında karşılıklı görüş paylaşan şirketin CEO’su Uwe Weiss ve CTO’su Ralf Steinmann, şu ifadeleri kullanıyor:

Uwe Weiss, “Her iki yöndeki tüm makineler aynı şekilde çalıştığı için üretim akışının sürekliliğinin sağlanması perspektifinden de bakıyorum. Bu, aşınmayı, enerji tüketimini ve gürültüyü azaltıyor. Ayrıca, azaltılmış karbon ayak izi, yeniden yapılandırılabilirlik, yeniden kullanılabilirlik, tek bir ürünle sınırlı olmayan uygulama yelpazesini genişletme gibi faydalarıyla sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada önemli bir katkı görüyorum. Son tahlilde, daha küçük bina aynı zamanda temizlik, iklim kontrolü ve makine yatırımlarının korunması için maliyetlerin de düşmesi anlamına geliyor.”

Ralf Steinmann, “Sistemin genel verimliliği, bu akıllı aktarım sistemiyle iyileştirildi. Montaj ve taşıma teknolojisinin, otomatik üretimi geleneksel yöntemlerle mümkün olandan daha hızlı ve daha verimli hale getiren yenilikler arasında yer aldığına kesinlikle inanıyorum.”

Uwe Weiss, “Daha hızlı makineler ve prosesler tasarlamayı mümkün kılan simülasyonların potansiyelinden de yararlanabiliriz. Ya da mekanik konfigürasyonla eş zamanlı çalışan yazılım programlama ve sanal devreye alma mühendisliğinden. Bunun gibi sistemler, önemli aksama sürelerinin ortaya çıkmadığı sorunsuz üretim için elzemdir; ancak yine de şu ifade edilmelidir: Kararlar sadece yenilikler tarafından yönetilemez. Bir şeyleri değiştirmek ve iyileştirmeler getirmek için mühendislerin yaratıcılığı ve içgörüleri de büyük bir rol oynar.”

Uwe Weiss, “Çok yönlü, esnek, verimli: Modüler tasarım prensibi ile LS Hybrid Transfer Sistemi, uygulama gereksinimlerinin uyarlanmasında standartları belirliyor. Proses adımına bağlı olarak, ekonomik üretim için uygun tahrik teknolojisine sahip uygun modül kullanılabilir.”

Ralf Steinmann, “Evet, böyle bir kam kontrollü lineer motorlu konveyör tahrikinin, tüm üretim sistemlerine yeni daha da güzel bir görünüm kazandıran, tahrik teknolojisinde yenilikçi bir sıçrama haline gelebilmesi gerçekten şaşırtıcı. Gerçekten de basit kam kontrollü geri dönüş nakliyesi ile lineer tahriklerle iş hattını son derece esnek ve dinamik olacak şekilde tasarlamak basit, akıllı ve uygun maliyetli. Bana göre, üretimi teknolojik olarak yenilemenin ana ekseninin bunlar oluşturuyor.”

Uwe Weiss, “Yakında uygulamalardan ve uygulamadaki faydalardan nasıl yararlanılacağından bahsedelim. Bu sistemle daha fazla verimlilik için tam olarak hangi montaj süreçlerinin yeniden tasarlanabileceğini görecek olmak beni heyecanlandırıyor…”

Ralf Steinmann, “Önemli olan tekil montajlar değil, tümün görünümüdür. Bana göre, bir montaj hattını LS Hybrid ile tamamlamak, uygulamalarda daha fazla esneklik ve daha yaratıcı serbestlik sağlayan özellikleri sağlar. Aktarım süreleri ayrıca daha kısa, bu da daha fazla maliyet etkinliği konusunda umut verici.”

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Sektör Haberleri

İ-MAK’la güçlenen geri dönüşüm tesisi, yılda 18 bin ton atığı dönüştürüyor

Yayın Tarihi

on

Pendik Belediyesi’nin yatırımı ile kurularak bir ilke imza atılan Ambalaj Atık Ayırma Tesisi, alanında Türkiye’de örnek bir kuruluş olarak gösteriliyor. İ-MAK Redüktör’ün tahrik teknolojileriyle güçlenen tesis, yılda ortalama 18 bin ton karışık ambalaj atığını geri dönüşüme kazandırarak çevreye ve ekonomiye katkıda bulunuyor.

İ-MAK Redüktör’ün yüksek verimliliğin yanı sıra, sunduğu bilgi ve tecrübe paylaşımı ile de değer kattığı Pendik Belediyesi’nin Ambalaj Atık Ayırma Tesisi’nde, ambalaj atıklarının geri dönüşümü ile 145 bin metreküp depolama alanı tasarrufunun yanı sıra, 77 bin MWH enerji ve 350 bin metreküp su tasarrufu sağlanıyor. İ-MAK’ın gelişmiş teknolojileriyle güçlenen makineler ambalaj materyallerini hassas bir şekilde tespit ederken, ideal geri kazanım oranı ile kaliteli ve istikrarlı çıktı ürünler geri dönüşüme hazır hale getiriliyor. Yıllık ortalama 11 bin 700 ton kağıt, 4 bin 860 ton plastik, 900 ton cam ve bin 490 ton metal olmak üzere yıllık yaklaşık 18 bin ton karışık ambalaj atığın ayrıştırıldığı tesis, entegre yönetim sistemi sayesinde temiz bir geleceğe katkı sağlıyor.

Pendik Belediyesi iştiraklerinden Pendik Yapı ve İnşaat Temizlik Hizmetleri San. Tic. (PENYAPSAN) A.Ş., bünyesinde faaliyet gösteren geri dönüşüm ayrıştırma tesisi, Aralık 2017 tarihinde hizmete girdi. Tesis, saatte 8 ton ambalaj ayıklama kapasitesi ile Türkiye’nin ilk tam otomatik ayrıştırma tesisi oldu. Kamu ve özel sektörden birçok kuruluşun takdirini kazanan tesis; kağıt, karton, cam, plastik ve metal ambalaj ayıklama işlemlerinde üstün performans sergiliyor. İlçede kaynağından toplanan ambalaj atıkları, farklı makineler ile kısa sürede türlerine göre ayrıştırılarak geri dönüşümü sağlanıyor. Pendik, Türkiye’de böyle bir tesise yatırım yapan ilk belediye olarak ön plana çıkıyor. Tesis yatırımından önce hem Türkiye’de hem de yurt dışında pek çok tesis ziyaret edilerek 2 yıl detaylı bir fizibilite çalışması gerçekleştirildi. Tesisin kurulum ve mühendislik aşamalarında çok yüksek bir oranda İ-MAK Redüktör gibi yerli firmalar ile iş birliğine gidildi. Ambalaj atıklarının geri dönüşüm yoluyla ekonomiye kazandırılması için Pendik Belediyesi, tesisin kurulmasının yanı sıra toplama faaliyetlerini de geliştirerek düzenledi. Bu doğrultuda sistemli bir şekilde ambalaj atığı toplama sistemine geçen ilk belediyelerden biri olarak Pendik Belediyesi, 4 yıldır faaliyette bulunan tesisinin verimliliğinden oldukça memnun.

Öte yandan geri dönüşümde hedeflenen kapasite ve başarıya ulaşılması için tesis kurulmasının yanı sıra nitelikli ambalaj malzemesinin de temin edilebilmesi gerekiyor. Aynı şekilde, doğru ekipmanlarla yüksek kapasitede bir tesis yatırımı yapılmazsa da nitelikli ambalaj atığı toplansa da hedeflenen sonuçlara ulaşılamıyor. Dolayısıyla kolektif bir düşünce anlayışını benimsemek gerekiyor. Bu sistemde yüksek oranda yerli firmalardan alınan hızlı teknik destek, işletme sürecine çok önemli bir avantaj sağlıyor. 

Yılda 200 bin ağacın kesilmesi önleniyor

Başlangıçta aylık 800 ton ambalaj atığının toplanmasını sağlayan Pendik Belediyesi; kamu eğitim, bilinçlendirme çalışmaları ve entegre toplama sistemleri ile bu rakamı aylık 1.500 tona çıkarmayı başardı. Pendik Belediyesi’nin çalışmaları doğrultusunda yıllık 11 bin 700 ton kağıdın geri kazanılması ile 200 bin ağacın kesilmesi önleniyor. Yaklaşık 5.000 ton plastiğin geri kazanılması ile 80 bin varil petrolden tasarruf ediliyor. Ancak bu noktada tonajdan çok tesise uygun nitelikli ambalaj toplamak önemli oluyor. Pendik Belediyesi, toplama çalışmalarında yakaladığı başarı ve kazandığı işletme tecrübesi sayesinde günlük tek vardiyada 50-60 ton arası nitelikli ambalaj ayıklaması yapabiliyor.

Bu hacimlerde karışık ambalajın içinden doğru malzemenin ayıklanması sadece personel gücü ile mümkün olmadığı için otomatik makinelerin kullanılmasının önemi de ortaya çıkıyor. Malzeme israfı ve çıkış malzemesi satışının gerçekleştirildiği geri dönüşüm firmalarının kalite beklentisi göz önünde bulundurulduğunda birbiriyle entegre çalışan makinelerin mutlaka kullanılması gerekiyor. Örneğin çıkış ürünü olarak kağıt satışı gerçekleştirdiğinizde kağıda karışan plastik, ürünü alan geri dönüşüm tesisi açısından bir probleme dönüşebiliyor. Tesiste kullanılan teknolojiler sayesinde bu konuda istenilen kalite sağlanabiliyor. 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Sektör Haberleri

Fact.MR, intralojistik konteyner pazarında %6,3’lük büyüme bekliyor

Yayın Tarihi

on

Global intralojistik konteyner pazarının 2022’de 7,9 milyar dolar olduğu açıklayan pazar araştırması ve istihbarat sağlayıcısı olan Fact.MR, 2022-2032 tahmin yıllarında intralojistik konteyner pazarında %6,3’lük etkileyici bir bileşik yıllık büyüme oranı bekliyor.

Konteynerler aktarım, depolama ve nakliye için çok önemlidir. Yalnızca yük taşıyıcılarında ve konteynerlerde malzeme akışı otomatikleştirilebilir. Paletler, tepsiler ve diğer kapların tümü, makinelerin ve AGV’lerin lojistikte tüm yeteneklerini kullanabilmelerine destek olacak biçimde belirlenmiştir. Ayırt edici kimlik numaraları sayesinde, konteynerler aynı zamanda bilgi taşıyarak hareket ederler ve genel lojistik operasyonların optimizasyonunu sağlarlar. Kimlik numarası, malzeme akışı bilgisayarındaki veya Depo Yönetim Sistemi’ndeki (WMS) belirli bir kalem veya siparişle ilişkilendirilir. Otomatik küçük parça depolarında, karton kutular veya gevşek ürünler gibi taşınamayan öğeleri taşıma ve depolamada tepsiler kullanılır. Modern kutular çeşitli işlemleri kolaylaştıracak özelliklere sahiptir.

Fact.MR, intralojistik konteyner pazarına odaklandığı bir rapor yayımladı. Raporda,

intralojistik konteyner pazarının küresel intralojistik endüstrisinin güçlü büyümesine paralel olarak büyüyeceği belirtilirken; son kullanıcıların, intralojistik konteynerlerle ilgili çeşitli uygulamalar arasından seçim yapabileceği açıklandı.

Raporda küresel intralojistik pazarının 2021’de 16,5 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve 10 yıl içinde %15,5’lik bileşik yıllık büyüme oranı beklediğini açıklayan Fact.MR, intralojistik konteynerlere olan talebin 10 yılda 1,8 kat artacağını tahmin ediyor.

Çalışmadan elde edilen temel sonuçlar

  • Küresel intralojistik konteyner pazarında 2032 yılına kadar %6,3’lük yüksek değerli bir genişleme bekleniyor.
  • Pazar 2017-2021 döneminde %1,1 oranında büyümeye tanık oldu.
  • Dökme konteynerler, 2022’de 3,7 milyar dolar değerlemeleri ile piyasaya hakim durumdalar.
  • 500 kg üzeri yük kapasiteli intralojistik konteynerler 2021 yılında %69,3 pazar payı ile pazara hakim oldu.
  • Plastik intralojistik konteynerlerin 2022’de %63 pazar payını temsil ettiği hesaplandı.
  • Bölge bazında, Doğu Asya’da intralojistik konteyner talebinde %6,7 gibi yüksek bir büyüme bekleniyor.

Raporda görüşlerine yer verilen Fact.MR Analisti, “İntralojistik konteynerlerin uzun vadeli pazar beklentilerini güçlendirmek için sağlam lojistik çözümlere yönelik son kullanıcı eğilimi” diyor.

Üreticiler Ar-Ge’ye odaklanıyor

Rapora göre pazar geliştirme ve büyüme stratejileri; ürün lansmanlarını, yeni ürün kategorilerini, araştırma ve geliştirmeyi, coğrafi genişlemeyi, ortaklıkları, iş birliklerini ve daha fazlasını kapsıyor. Üreticiler, belirli uygulama gereksinimlerini karşılamak için gelişmiş tekniklere odaklanıyor. Ayrıca pazar oyuncuları, çeşitli son kullanıcılara ve bölgelere odaklanarak müşteri tabanlarını artırmaya çalışıyor. Ayrıca, piyasa katılımcıları, gelişmiş ve sağlam konteynerler tedarik etmek için Ar-Ge yatırımlarıyla sunacakları ürün yelpazesini genişletmeye odaklanıyorlar.

Rekabetçi ortamda yeni teknolojiler benimseniyor

Önde gelen intralojistik konteyner üreticileri, rekabetin zirvesinde kalmak için daha yeni teknolojileri benimsiyor. Kilit üreticiler, ambalajlama, güvenlik ve konforun artırılması, ürünlerin yaratıcılığı ve üretkenliği ve çok daha fazlası için yeni çözümler icat etmeye odaklanıyor.

Pazarlama stratejileri içerisinde stratejik ittifaklar, ürün lansmanları, satın almalar, ortaklık anlaşmaları, kapasite genişletmeleri yer alıyor.

Mayıs 2022’de AUER Packaging, Danimarkalı bir şirketten 120 x 80 cm boyutlarında ve 100 cm yüksekliğinde çok sayıda açılır kapaklı katlanabilir büyük kutu siparişi aldı. KLK 1208, bu ürünün parça numarasıdır ve alüminyum kutuların ve PET kutuların geri dönüşüm sürecinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Mayıs 2022’de Bekuplast GmbH, büyük boy bir konteyner serisi ve bir tepsi ekledi. Yeni büyük boy konteyner 650×450 mm ölçülerindedir. Şirket ayrıca 600×400 mm boyutlarında karton kutular da eklemişti. Bu konteynerlerdeki güvenli bir şekilde sabitlenmiş ayırıcılar kaymaz ve nakliye sırasında ses çıkarmaz.

Kaynak: www.factmr.com

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Konular

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com