Connect with us

Genel

Skechers, Inther tarafından tedarik edilen konveyörlerle üç akışı birleştiriyor

Published

on

Gelirlerindeki muazzam artış nedeniyle dağıtım merkezindeki süreçlerin büyük bir kısmını otomatikleştirme ihtiyacı duyan Skechers, bunu Inther tarafından tedarik edilen 2,5 kilometreden fazla konveyör teknolojisine sahip bir sistemle gerçekleştirdi. Bu otomatikleştirmeyi, bir sonraki projede 2 kilometre daha konveyör ve 2 natrix ayırıcı sistem takip edecek. Skechers’ın birbirinden tamamen farklı web mağazası, dükkan ve toptan satış gibi 3 mal akışını birleştiren sistem, Skechers’tan Sophie Houtmeyers tarafından, “Artık yüzde 30’luk bir sipariş artışını idare edebiliyoruz” diye yorumlanıyor.

Cirosunu 2014 yılında yüzde 43, 2015 yılında ise yüzde 55 oranında artıran ayakkabı markası Skechers, Avrupa’da emsalsiz bir şekilde büyüyor. Bu büyüme, firmanın web mağazaları, perakendeciler ve son olarak Avrupa’da bu yılın sonuna kadar sayısı 160 olacak kendi mağazaları olmak üzere satış kanalının yönetildiği Liège’deki Avrupa dağıtım mer kezi için de sonuçlar doğuruyor. Skechers’ın Avrupa’daki dağıtım Dağıtım Operasyonları Başkan Yardımcısı Sophie Houtmeyers, “2002’den bu yana depoyu iki katına çıkardık. Şimdi toplam 100.000 metrekarelik bir dağıtım merkezine doğru gidiyoruz” diyor.

Ulaşılan sınırlar

Büyümeyi karşılamak için sadece zemin alanını genişletmekle kalmayan, aynı zamanda süreçleri mekanize etmeye ve otomatikleştirmeye karar veren Skechers; konsept olarak sipariş toplama kamyonlarını kullanarak tüm siparişleri tek tek toplamak yerine, akıllıca davranarak siparişleri dalgalar halinde birleştirmeye karar veriyor. Manhattan Associates’in depo yönetim sistemi her ürün için gerekli miktarı hesaplıyor ve bu hesaplamalara dayalı olarak sipariş toplama görevleri oluşturuyor.

Bu konseptte önemli bir rol Inther‘in konveyör tekniğine ayrılıyor. 2,5 kilometre uzunluğundaki konveyör, çalışanların palet raflarını yerleştirdiği alanda başlıyor ayakkabı içeren kartonları topluyor. Ayakkabıların bulunduğu kartonlar bir makaralı konveyörden yüzlerce varış noktası olan büyük bir çapraz bant ayırıcıya taşınıyor ve burada otomatik olarak 11 giriş istasyonuna tahsis ediliyor. Çalışanlar ayakkabıları ayırıcının besleme konveyörüne koymaya hazır olurken; konveyör, tamamen boş olmaması durumunda kartonu bir raf alanına taşıyor. Bu alanda da “artıklar” geçici olarak depolanıyor.

20 çıkış

Nakliye kutuları, yine Inther tarafından sağlanan bir makaralı konveyör ile çapraz bantlı ayırıcıdan etiket uygulayıcıları ve yarı otomatik bantlama makinelerini geçerek sevkiyat katına taşınıyor. 17 çıkışta çalışanlar sipariş başına kutuları paletlerken; 3 çıkış, nakliye kutularını doğrudan kamyona taşıyacak olan teleskopik konveyörlere gidiyor.

Sistemin tamamı Manhattan’ın WMS’sine entegre edilmiş bir depo kontrol sistemi olan Pyramid tarafından kontrol ediliyor. Sophie Houtmeyers, “Inther’in seçilmiş olması konveyör sisteminin teorik kapasitesi ve tekniğin seviyesi ile ilgilidir. Ayrıca, Inther en iyi fiyat/ kalite oranına sahip tedarikçidir” diyor.

3 akışa da uygunluk

Yeni sistemi, Skechers’ın Liège’den gerçekleştirdiği üç akışın tümüne de uygun olması özel kılıyor. Bir hat, tek satırlık bir web siparişinden tam bir kamyon sipariş veren toptancının siparişine kadar, üç akışın tamamından gelen siparişleri içerebiliyor.

Artık yüzde 30’luk bir sipariş artışını karşılayabildiklerini söyleyen Houtmeyers, “Bu sistemle önümüzdeki birkaç yıldaki büyümeyi karşılamayı düşündük ancak büyüme beklediğimizden daha hızlı. Bu nedenle zaten bir sonraki otomasyon projesi üzerinde çalışıyoruz. 2 kilometrelik konveyör ve 2 natrix ayırıcı daha Inther tarafından sağlanacak. Yeniden Inther’i seçmiş olmamız onların ürün ve hizmetlerine duyduğumuz güvenin kanıtıdır” açıklamasında bulunuyor.

Proje

2,5 kilometre konveyör

Teknoloji

Giriş/çıkış çapraz bant ayırıcı

20 çıkışlı sefer sıralayıcısı

2 natrix ayırıcı ile projenin takibi

 

Özet

· 30.000 SKU ile 100.000 m2’lik depo

· 2015’te yüzde 43 ve yüzde 55 büyüme

· Tek bir sistem üzerinden 3 akış: Web mağazası, mağazalar ve toptan satış

· Sipariş toplamadan tasnife kadar 2,5 kilometrelik konveyör

· 11 giriş istasyonundan malların dağıtımı

 

· Çapraz bant ayırıcıdan sevkiyat alanına taşıma

· Nakliye kutularının 20 çıkış üzerinden ayrıştırılması

· WCS Pyramid tarafından kontrol edilen WMS Manhattan ile entegrasyon

· Yüzde 30’luk bir sipariş artışı

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Continue Reading
Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Siemens Türkiye Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nın üretim kapasitesi %60 arttı

Published

on

Siemens Türkiye Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası

Gelecek için bugünü dönüştüren Siemens Türkiye önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. Şirket, 2 yıl süren çalışmaların ardından Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nın üretim kapasitesini %60 oranında artırarak büyük bir başarıya imza attı.

Siemens Türkiye, 167 yıllık tecrübesiyle yenilikçi, verimli, enerji tasarruflu çözümler sunmaya ve gelecek için bugünün dönüşümüne hız kazandırmaya devam ediyor. Siemens Türkiye, 80’den fazla ülkeye ihracat yapan 150 bin metrekarelik alana sahip Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nda 2 yılı aşkın süredir sürdürdüğü çalışmalar sonucunda süreç iyileştirmeleri ve layout tasarım değişimi ile herhangi bir ek metrekareye ihtiyaç duymadan üretim kapasitesini %60 oranında yukarı taşıyarak büyük bir başarıya imza attı. Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nda lojistik faaliyetleri %70 oranında azalırken, depo kapasitesi %32 oranında genişletildi ve %30 verimlilik artışı sağlandı.

“Bu yatırım ve ek istihdam 167 yıldır bu topraklarda teknoloji üreten Siemens’in Türkiye’ye duyduğu güvenin önemli bir göstergesi”

Projenin tamamlanmasının ardından düzenlenen açılış töreni, Siemens AG Akıllı Altyapılar Grubu Elektrifikasyon ve Otomasyon CEO’su Stephan May, Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve CFO’su Thomas Kolbinger’in katılımı ile gerçekleştirildi. Törende konuşan Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrika Genel Müdürü Veli Turgut projeyi 2 yıllık bir çalışma sonucunda fabrikada üretimi durdurmadan hayata geçirdiklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikamızda süreç iyileştirmeleri, layout tasarımı ile herhangi bir metrekare artışı yapmadan %60 kapasite artırımı sağlamanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. %60 kapasite artırımı fabrikamızda ek istihdam da sağladı. Bu yatırım ve ek istihdam 167 yıldır bu topraklarda teknoloji üreten Siemens’in Türkiye’ye duyduğu güvenin önemli bir göstergesidir. Projeyi devreye aldığımız süreç boyunca çalışma arkadaşlarımızın titiz çalışmaları sonucunda hiçbir iş kazası yaşanmadı ayrıca üretimi de hiç durdurmadık. Bu da ne kadar doğru süreçlerle ilerlediğimizi ortaya koyuyor.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da fabrikamızda üreteceğimiz teknolojilerle ve yeni yatırımlarımızla ülkemizin sürdürülebilir büyümesine, istihdamına ve kalkınmasına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz. Fabrikamızın sürdürülebilirlik hedefleri arasında 2030 yılına kadar kullandığımız enerjiyi %10 azaltma da yer alıyor. Ayrıca ihtiyaç duyduğumuz enerjinin %10’unu ise kampüsümüz içerisinde yer alan güneş panellerinden sağlıyoruz. Tüm bu çalışmalarla hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz.”

Continue Reading

Genel

Bonfiglioli ortaklığından doğan çözüm, malzeme taşıma operasyonlarında devrim yaratıyor

Published

on

Bastian Solutions Bonfiglioli 1

Günümüzün sürekli gelişen endüstriyel ortamında malzeme taşıma süreçlerini optimize etmek, verimlilik kazanımları arayan işletmeler için çok önemli bir hale geliyor. Tesis içi malzeme taşıma verimliliğini artırma zorluğuyla karşı karşıya olan şirketler, otonom yönlendirmeli forklift geliştirmeye başlıyor. Redüktör üretiminin önde gelen markası Bonfiglioli ile akıllı malzeme taşıma sistemleri tedarikçisi Bastian Solutions, bu zorluğun üstesinden gelmek için başarılı bir ortaklığa imza atıyor.

İş gücü açığının otonomiyle çözülmesi

Malzeme taşıma operasyonlarını önemli ölçüde etkileyen forklift operatörü eksikliği, üreticiler için ortak bir engel oluşturuyor. Verimliliği artırmak için şirketlerin iş gücü eksikliklerini çözmelerine yardımcı olacak bir otonom yönlendirmeli forklift çözümü sunmak üzere yola çıkan Bastian Solutions, malzeme taşıma faaliyetlerini esnek bir şekilde destekleyebilen ve aynı zamanda karlılığı artıran otonom bir araç tasarlamayı amaçlıyor. Güçlü ve güvenilir bir sürücüsüz forklift oluşturmak için tahrik sistemi konusunda güvenilir bir tedarikçi bulması çok önemli olan Bastian Solutions, bu zorluğun üstesinden Bonfiglioli ile geliyor. Bonfiglioli, Bastian Solutions için 1. sınıf malzeme taşıma araçları için entegre yüksek performanslı elektrik motorları ve düşük bakım gerektiren frenleme sistemlerine sahip yüksek verimli, düşük gürültülü planet akslar ve tahrikler tedarik ediyor. Tipik uygulamalar, 3 ve 4 tekerlekli denge ağırlıklı forkliftler ve yer destek ekipmanlarını içeriyor.

Malzeme taşıma operasyonlarında devrim

Bonfiglioli ve Bastian Solutions arasındaki iş birliği, yenilikçi bir otonom yönlendirmeli forklift çözümünün geliştirilmesiyle sonuçlanıyor. Bonfiglioli’nin çok yönlü redüktörlerini kullanan ve sektör uzmanlığından yararlanan bu başarılı ortaklık, malzeme taşıma operasyonlarında devrim yaratıyor. İş gücü zorluklarının üstesinden gelerek operasyonel verimliliği artıran otonom forklift, işletmelere umut verici bir gelecek sunuyor. Bu gelişmeler sayesinde şirketler iş gücü bağımlılıklarını azaltıyor, üretkenliği artırıyor.

Elektrikli güç aktarma sistemlerini fabrikada tamamen test eden Bonfiglioli, düşük enerji tüketimini garanti ederek; daha uzun batarya çalışma süreleri, daha uzun bakım aralıkları ve daha düşük sahip olma maliyeti sunuyor.

Bu dönüşüm malzeme taşıma alanını yeniden şekillendiriyor. Bonfiglioli‘nin güvenilir redüktör çözümleri sunma konusundaki sarsılmaz kararlılığı, redüktör endüstrisindeki lider konumunu sağlamlaştırıyor, malzeme taşıma teknolojisinde ilerleme sağlıyor.

Continue Reading

Genel

Aerosint SA’yı satın alan Schaeffler, katmanlı üretim teknolojilerindeki konumunu güçlendiriyor

Published

on

Aerosint SA Schaeffler 1

Küresel hareket teknolojisi lideri Schaeffler, yenilikçi 3D baskı sistemlerinin önde gelen ABD’li üreticisi Desktop Metal’den Belçikalı startup Aerosint SA’yı satın alarak katmanlı üretim teknolojilerindeki bilgi birikimini güçlendiriyor. Adı “Schaeffler Aerosint SA” olarak değiştirilecek olan girişimin, Schaeffler Special Machinery için ek bir konum olarak Schaeffler Grubu’na entegre edilmesi planlanıyor. Karmaşık geometrilere sahip bileşenlerin üretilmesi söz konusu olduğunda geleneksel üretim süreçlerinden daha basit olan ve endüstri 4.0’ın önemli bir destekçisi olan katmanlı üretim; aynı zamanda daha az malzeme tüketimi, üretimde daha fazla enerji verimliliği ve daha çevre dostu malzeme seçenekleri gibi bir dizi sürdürülebilirlik avantajları da sunuyor.

Satın almayla ilgili konuşan Schaeffler AG Operasyon Direktörü Andreas Schick, “Schaeffler Aerosint SA, eşzamanlı metalik çoklu malzeme baskısı için ilk endüstriyel çözümü sunuyor. Bu uzmanlık, yüksek düzeyde sanayileşme yetkinliğimiz ve yenilikçi üretim teknolojilerindeki onlarca yıllık bilgi birikimimizle birleştiğinde, bize belirleyici bir pazar avantajı sağlayacaktır. Bu satın alma, endüstri 4.0 alanında metal bazlı katmanlı üretim süreçlerinin endüstriyel kullanımında önemli bir kilometre taşıdır” açıklamasında bulunuyor.

Aerosint SA Schaeffler 2

Yeni malzeme kombinasyonları için yenilikçi toz kaplama teknolojisi Toz Bazlı Lazer Füzyon (L-PBF); aletler, prototipler veya küçük seri üretim çalışmaları gibi uygulamalar için bileşen üretmenin daha yenilikçi, verimli ve sürdürülebilir bir yolunu oluşturuyor. Aerosint’in patentli Seçici Toz Biriktirme (SPD) teknolojisi, birden fazla bitişik malzeme birikintisinden oluşan homojen katmanlar oluşturmayı mümkün kılıyor. Biriktirme seçici olduğundan, doğru malzemelerin gerekli miktarları gerekli yerlerde biriktiriliyor. Çoklu malzeme tozları ayrı tutuluyor ve ‘yeniden kaplayıcılar’ olarak bilinen araçlar tarafından biriktiriliyor. Bunlar normal ofis yazıcılarındaki taşıyıcılar gibi çalışıyor ve 300 μm’ye kadar yanal toz piksel çözünürlüklerinde 3D bileşenleri yazdırıyor. Halihazırda piyasada bulunan bu SPD teknolojisi, lazer toz yatağı füzyonu ve bağlayıcı püskürtme gibi eklemeli üretim süreçlerinin yanı sıra, dolaylı süreçlerle de kullanılabiliyor. Schaeffler Special Machinery, bu teknolojiyi 2024 yılından itibaren kullanıma sunulacak olan çok malzemeli 3D baskı sistemine dahil etmeyi planlıyor. Schaeffler Special Machinery Kıdemli Başkan Yardımcısı Bernd Wollenick, “Schaeffler Special Machinery geleceğin bu önemli teknolojisini entegre ederek, üretim mükemmelliği için bir ortak olarak, müşterilerine özellikle imalat ve tıbbi teknoloji sektörleri için daha çeşitli bir sistem portföyü sunabilecek” diyor.

Aerosint teknolojisinin lazer sistemleriyle daha yakın bir yol haritasına sahip olduğunu ve Schaeffler’in teknolojiden hemen yararlanabileceğini söyleyen Desktop Metal CEO’su Ric Fulop, “Schaeffler ile SPD teknolojisini lazer tabanlı sistemlerle ticarileştirmek için yüksek düzeyde teknoloji uzmanlığına ve net bir yol haritasına sahip uluslararası bir ortağımız var. Gelecekte bu teknolojinin Desktop Metal bağlayıcı püskürtme sistemlerinde kullanılmasına yönelik çeşitli olasılıklar üzerinde iş birliği yapmaya devam edeceğiz” diye konuşuyor. Ayrıca Schaeffler ve Desktop Metal, aletsiz üretim teknolojileri alanı da dahil olmak üzere çok malzemeli çözümlerde iş birliklerine devam ediyor.

Continue Reading

Konular

Trendler

KONVEYÖR DERGİSİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et