Connect with us

Genel

Kargo, kurye ve dağıtım sektörünün yol haritası, Post & Parcel Uluslararası Zirvesi’nde çizildi

Yayın Tarihi

on

Türkiye’nin en hızlı büyüyen alanlarından kargo, kurye ve dağıtım sektörlerinin temsilcileri, bu yıl ilk kez düzenlenen Post & Parcel Uluslararası Zirvesi’nde bir araya geldi. 230 binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan sektörün kısa vadeli hedefi; Avrupa, Ortadoğu, yakın Asya ve Kuzey Afrika’nın ticaret ve kargo merkezi haline gelmek.

Türkiye Kargo, Kurye ve Lojistik İşletmecileri Derneği (KARİD) ve INPPES Fuarcılık’ın düzenlediği Post & Parcel Uluslararası Zirvesi (PPIS), 25 Mayıs 2022 tarihinde Pullman İstanbul Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. 2 gün süren Zirve’de, hızlı ve dinamik bir büyüme sergileyen kargo kurye sektörünün, uluslararası ticarette hub noktası olmasını sağlayacak adımlar masaya yatırıldı.

Ticaretin kahraman ordusu kargo kurye sektörü

PPIS’e çevrim içi bağlantı ile katılan T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Türkiye’nin en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olan kargo, kurye ve lojistik sektörünün, dönüşüm yolculuğunu dizayn etmek üzere bu yıl ilk defa hayata geçirilen Post & Parcel Uluslararası Zirvesi’ni düzenleyen KARİD’e teşekkür ederek sözlerine başladı. “E-ticaret şirketlerinin 2020 yılının mart ayından itibaren 3-5 yılda yaşayacakları ivmelenmeyi sadece 6 ay içinde gerçekleştirdiğini söyleyen Sayan, “Böylelikle kargo, kurye ve lojistik ticaretin vazgeçilmezi haline geldi. 2021 yılı ilk 6 ayı itibarıyla ülkemizde e-ticaret hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 75,6’lık artışla 161 milyar TL olarak gerçekleşti. 2021 yılı ilk 6 ayında sipariş adetleri yüzde 94,4 artış ile 850.7 milyon adetten 1 milyar 654 milyon adede yükseldi. 2021 yılında posta sektörü, 100 milyonu aşkın haberleşme ve posta gönderisini sahiplerine ulaştırdı. Bu gönderilerin yaklaşık yüzde 90’ı kurumsal gönderilerden oluştu” ifadelerini kullandı. Yaptıkları düzenlemelerle özellikle posta hizmetlerinin sunulmasından kaynaklanan trafik sıkışıklıklarının ve çevre kirliliğinin azalmasına da katkı sağladıklarını dile getiren Sayan, “Bu kapsamda taşıma filolarında elektrikli araç kullanımı, kaynakların etkin kullanımı ve yenilikçi alternatif teslimat yöntemleri üzerinde çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

Yerli ve milli kargo dolapları

Pandemi döneminde pudo noktaları ve kilitli kargo dolapları gibi alternatif teslimat modellerinin uygulanmaya başlamasıyla birlikte bu noktalardan teslim edilen ürün adetleri çok hızlı bir şekilde arttığını söyleyen Sayan, “E-ticaret firmaları ile kargo firmaları alternatif teslimat yöntemlerini çok etkin bir şekilde kullandılar ve gönderilerinin 2021 yılı itibariyle yaklaşık yüzde 10’unu bu şekilde teslim etmeye başladılar. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Yerlilik ve millilik’ vurgusunun önemi burada bir kez daha ortaya çıkıyor. Türkiye’de kargo dolaplarının büyük bir kısmının artık yerli firmalarımız tarafından yapıldığını memnuniyetle görmekteyiz” diye konuştu.

Posta gönderileri 100 milyonu aştı

Zirve’nin açılışında konuşan bir diğer isim olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Günümüzde dünyada yaklaşık 4,7 milyar internet kullanıcısı bulunmakla birlikte, 16-64 yaş arası nüfusun yaklaşık yüzde 76’sı e-ticaret yolu ile alışveriş yapıyor. Bu durum beraberinde etkili bir taşımacılık sistemine olan ihtiyacı da ortaya çıkardı. Tüm dünyada e-ticarete olan talebin artması ile 2020 yılı sonu itibarıyla küresel posta sektörünün büyüklüğü 442 milyar Euro’yu aştı. Ülkemizde ise 2021 yılı içerisinde posta sektörünün gelirleri 15 milyar TL’yi aşarak, 100 milyonu geçen haberleşme ve posta gönderisi sahiplerine ulaştırıldı. Yakın gelecekte taşımaların drone ve otonom araçlarla yapılacağı düşünüldüğünde, günümüzde firmaların robotik sistemler ve dijital çözümlerden yararlanması bir mecburiyet olarak karşımıza çıkıyor.”

Post & Parcel Uluslararası Zirvesi sektörü büyütecek 

Kargo, kurye ve lojistik sektörünün, istikrarlı büyümesini devam ettirmek ve gelecek vizyonunu şekillendirmek için tüm paydaşlarıyla birlikte bu yıl ilk kez Post & Parcel Uluslararası Zirvesi çatısı altında buluştuğunu vurgulayan KARİD Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Önyol, “Gelenekselleştirmeyi hedeflediğimiz bu etkinlikte, sektörün yapay zeka ve otonom teslimat araçları gibi yeni teknolojilere entegrasyonunu, gelişme alanlarını ve uluslararası pazardaki fırsatları konuşacağız. Planlanan ikili ticari görüşmelerde de sektörel güçlü iş birliklerine imza atılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

“Avrupa, Ortadoğu, yakın Asya ve Kuzey Afrika’nın kargo merkezi olacağız”

Sektörle ilgili değerlendirmelerde bulunan Önyol, açıklamalarına şöyle devam etti: “Kargo, kurye ve lojistik sektöründe 230 binin üzerinde kişiye istihdam sağlıyoruz. Sektör temsilcilerimizin günlük ortalama adres ziyareti 17 milyon 250 bin. Her gün 57 bin 500 araçla 9 milyon 200 bin kilometre yol kat ediyoruz. E-ticaret alanındaki gelişmeler kargo sektörünü büyüten en önemli unsurlardan biri. E-ticaret sektörünün geliştiği ülkelere baktığımızda da güçlü bir dağıtım sektörünün olduğu görüyoruz, bu iki sektörün büyümesi için birlikte uyum içinde çalışması son derece önemli. Pandemi döneminde çok hızlı bir ivme kat eden e-ticaret sektörünün bu büyümesine cevap verecek altyapı hazırlıklarına sahiptik. Temassız teslimat, kargo dolapları ve gel-al sistemi ile çalışan esnaf modelini hızla devreye soktuk ve büyümenin önünü açtık. Sektör olarak pandemi döneminde yaklaşık 10 milyar TL yatırım yaptık. Pandeminin başında yaşanan hızlı büyüme ivmesi düzenli seyreden bir büyümeye dönüştü. Şimdi hedefimiz; ticaretin ve ihracatın önünü açmak ve sektörümüz açısından uluslararası ticarette hub noktası olmamızı sağlayacak adımları atmak. Önümüzdeki birkaç yıl içinde sadece Avrupa’nın değil, Ortadoğu’nun, yakın Asya’nın ve Kuzey Afrika’nın ticaret ve kargo merkezi haline ülkemiz gelecek. Bu yıl ilk kez yapılan ve geleneksel hale getirmeyi hedeflediğimiz PPIS etkinliğinde hem kamunun hem tedarikçilerimizin hem e-ticaret firmalarımızı hem de otomasyon firmalarımızı bir araya getirmenin sağladığı sinerjiyle sektörümüzün önünü açmayı hedefliyoruz.”

E-ticaretin ekonomideki payı yüzde 20’ye çıktı

Açılış konuşmasında e-ticaret sektörünün pandemi dönemindeki hızlı yükselişine dikkat çeken Türkiye KARİD Başkan Yardımcısı, PPIS Organizasyon Komitesi Başkanı ve Aras Kargo Genel Müdürü Utku Ayyarkın, kargo sektörünün kuruluşu itibarıyla B2B iş akışı üzerine kurulmuş bir yapısı olduğunu, günümüzde e-ticaretin etkisiyle sektörün görev ve rolünün değiştiğini vurguladı. Pandemi döneminde BTK’nın sağladığı destekle yapısal anlamda birçok değişikliği hızlıca hayata geçirerek beklentilere cevap verebildiklerini aktaran Ayyarkın, sektörün günlük işlem hacminin 4-5 kat arttığı pandemi döneminde, müşteri entegrasyonu ve zamanı iyi yönetebilmek için otomasyon desteği sunduklarını ifade etti. Ayyarkın, sözlerine şöyle devam etti: “E-ticaret sektörü Türkiye ekonomisindeki yerini yüzde 8’den yüzde 20’ye tırmandırdı. Kargo sektörü olarak bu anlamlı yolculukta altyapı, yapay zeka, otomasyon yatırımlarını yaparak görevimizi gerçekleştiriyoruz. Geçmişte tedarikçilerimizle yurt dışındaki etkinliklerde bir araya gelirken INPPES Fuarcılık’ın bizlere 2 yıl önce sunduğu PPIS etkinliğini birlikte geliştirerek bugün sizlerle buluşturduk. Etkinliğin Türkiye ekonomisine çok anlamlı bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz.”

PTT Genel Müdürü: Afet Lojistiği son derece önemli

KARİD’in düzenlediği bu zirvenin, sektöre ve Türkiye’ye katma değer sağlayacağına vurgu yapan PTT A.Ş. Genel Müdürü Sayın Hakan Gülten, zirveye çevrim içi katılarak şu bilgileri paylaştı: “E-ticaretin hayatımıza girmesi ve parasal hacminin büyümesi, ilk olarak lojistik sektöründe yansımalarını gösterdi. Tedarikçiler arasında bir köprü görevi üstlenen sektörümüz, bugün hepimizin bildiği gibi son tüketiciye kadar mal ve hizmet sağlanmasına aracılık ediyor. Biz de bugün 35 milyon ürün ve 15 milyon üyesi ile faaliyetlerini sürdüren PttAVM sitemiz ile e-ticaret alanında da başarılı çalışmalara imza atıyoruz. Ayrıca yurt dışı iş birlikleri kurarak yerli ürünlerimizin yabancı pazarlardaki müşterilerle buluşmasına aracılık ediyor ve ülkemizin ihracat hedeflerine katkı sağlıyoruz. Sektörümüzün önemi tabii ki sadece ticari faaliyetlerin yürütülmesi ile sınırlı olmayıp gıda, ilaç, insani yardım malzemeleri gibi hayatın devamlılığını sağlayan kritik gönderilerin de hızlı ve sağlıklı bir biçimde alıcılarına ulaştırılmasını kapsıyor. Öte yandan, doğal afetler de göz önünde bulundurulduğunda ‘Afet Lojistiği’ konusu da büyük önem arz ediyor. PTT olarak bu alanda da AFAD ile yaptığımız iş birliği kapsamında AFAD’a ait 27 deponun ve 53 cep deposunun işletmesini, depolarda bulunan ekipmanların bakım ve kontrollerini, acil durumlarda 7/24 olarak istenen materyalin yine istenen yere sevk edilmesi görevlerini üstlendik.”

Gülten sözlerine şöyle devam etti: “Lojistik sektörünün çok yakın bir süre içerisinde yapay zekâyı kullanma kapasitesine erişeceğini de göz önüne aldığımızda, sektörümüzün bilgi teknolojileri destekli altyapılar kurarak süreçlerini yürütmesi sürdürülebilirlik kavramına da olan önemi ortaya koyuyor. Dünyayı kapsayan ve hiç durmaksızın hareket eden bir araç ağının temsilcileri olarak “Yeşil Lojistik” kavramına en üst sırada yer vermeliyiz. Fosil yakıtların kullanımını azaltmalı; “Sıfır Emisyon” hedefli, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelecek girişimlerde bulunmalıyız. Bu anlamda PTT Ailesi olarak şehir içi gönderi teslimatlarımızda elektrikli araçların kullanımına başladığımızı yaygınlaştıracak adımlar atmaya devam ettiğimizi ve alternatif elektrikli araçlarımızla dağıtım faaliyetlerimizde yeniliklere imza atacağımızı buradan sizlerle paylaşmak isterim.”

Post & Parcel Uluslararası Zirvesi sektörün geleceğine ışık tutacak

PPIS, alanında uzman konuşmacıların sektörün bugününe ve geleceğine ışık tutacak sunumlarını takip etme ve sektörü ileriye taşıyacak yenilikler ve teknolojilerle ilk elden tanışma imkanı da sunuyor. PPIS kapsamında organize edilecek B2B ikili ticari görüşmelerle de yeni iş birliklerinin önü açılacak.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Genel

Siemens Türkiye Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nın üretim kapasitesi %60 arttı

Yayın Tarihi

on

Siemens Türkiye Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası

Gelecek için bugünü dönüştüren Siemens Türkiye önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. Şirket, 2 yıl süren çalışmaların ardından Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nın üretim kapasitesini %60 oranında artırarak büyük bir başarıya imza attı.

Siemens Türkiye, 167 yıllık tecrübesiyle yenilikçi, verimli, enerji tasarruflu çözümler sunmaya ve gelecek için bugünün dönüşümüne hız kazandırmaya devam ediyor. Siemens Türkiye, 80’den fazla ülkeye ihracat yapan 150 bin metrekarelik alana sahip Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nda 2 yılı aşkın süredir sürdürdüğü çalışmalar sonucunda süreç iyileştirmeleri ve layout tasarım değişimi ile herhangi bir ek metrekareye ihtiyaç duymadan üretim kapasitesini %60 oranında yukarı taşıyarak büyük bir başarıya imza attı. Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikası’nda lojistik faaliyetleri %70 oranında azalırken, depo kapasitesi %32 oranında genişletildi ve %30 verimlilik artışı sağlandı.

“Bu yatırım ve ek istihdam 167 yıldır bu topraklarda teknoloji üreten Siemens’in Türkiye’ye duyduğu güvenin önemli bir göstergesi”

Projenin tamamlanmasının ardından düzenlenen açılış töreni, Siemens AG Akıllı Altyapılar Grubu Elektrifikasyon ve Otomasyon CEO’su Stephan May, Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve CFO’su Thomas Kolbinger’in katılımı ile gerçekleştirildi. Törende konuşan Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrika Genel Müdürü Veli Turgut projeyi 2 yıllık bir çalışma sonucunda fabrikada üretimi durdurmadan hayata geçirdiklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Siemens Gebze Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrikamızda süreç iyileştirmeleri, layout tasarımı ile herhangi bir metrekare artışı yapmadan %60 kapasite artırımı sağlamanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. %60 kapasite artırımı fabrikamızda ek istihdam da sağladı. Bu yatırım ve ek istihdam 167 yıldır bu topraklarda teknoloji üreten Siemens’in Türkiye’ye duyduğu güvenin önemli bir göstergesidir. Projeyi devreye aldığımız süreç boyunca çalışma arkadaşlarımızın titiz çalışmaları sonucunda hiçbir iş kazası yaşanmadı ayrıca üretimi de hiç durdurmadık. Bu da ne kadar doğru süreçlerle ilerlediğimizi ortaya koyuyor.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da fabrikamızda üreteceğimiz teknolojilerle ve yeni yatırımlarımızla ülkemizin sürdürülebilir büyümesine, istihdamına ve kalkınmasına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz. Fabrikamızın sürdürülebilirlik hedefleri arasında 2030 yılına kadar kullandığımız enerjiyi %10 azaltma da yer alıyor. Ayrıca ihtiyaç duyduğumuz enerjinin %10’unu ise kampüsümüz içerisinde yer alan güneş panellerinden sağlıyoruz. Tüm bu çalışmalarla hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz.”

Devamını Oku

Genel

Bonfiglioli ortaklığından doğan çözüm, malzeme taşıma operasyonlarında devrim yaratıyor

Yayın Tarihi

on

Bastian Solutions Bonfiglioli 1

Günümüzün sürekli gelişen endüstriyel ortamında malzeme taşıma süreçlerini optimize etmek, verimlilik kazanımları arayan işletmeler için çok önemli bir hale geliyor. Tesis içi malzeme taşıma verimliliğini artırma zorluğuyla karşı karşıya olan şirketler, otonom yönlendirmeli forklift geliştirmeye başlıyor. Redüktör üretiminin önde gelen markası Bonfiglioli ile akıllı malzeme taşıma sistemleri tedarikçisi Bastian Solutions, bu zorluğun üstesinden gelmek için başarılı bir ortaklığa imza atıyor.

İş gücü açığının otonomiyle çözülmesi

Malzeme taşıma operasyonlarını önemli ölçüde etkileyen forklift operatörü eksikliği, üreticiler için ortak bir engel oluşturuyor. Verimliliği artırmak için şirketlerin iş gücü eksikliklerini çözmelerine yardımcı olacak bir otonom yönlendirmeli forklift çözümü sunmak üzere yola çıkan Bastian Solutions, malzeme taşıma faaliyetlerini esnek bir şekilde destekleyebilen ve aynı zamanda karlılığı artıran otonom bir araç tasarlamayı amaçlıyor. Güçlü ve güvenilir bir sürücüsüz forklift oluşturmak için tahrik sistemi konusunda güvenilir bir tedarikçi bulması çok önemli olan Bastian Solutions, bu zorluğun üstesinden Bonfiglioli ile geliyor. Bonfiglioli, Bastian Solutions için 1. sınıf malzeme taşıma araçları için entegre yüksek performanslı elektrik motorları ve düşük bakım gerektiren frenleme sistemlerine sahip yüksek verimli, düşük gürültülü planet akslar ve tahrikler tedarik ediyor. Tipik uygulamalar, 3 ve 4 tekerlekli denge ağırlıklı forkliftler ve yer destek ekipmanlarını içeriyor.

Malzeme taşıma operasyonlarında devrim

Bonfiglioli ve Bastian Solutions arasındaki iş birliği, yenilikçi bir otonom yönlendirmeli forklift çözümünün geliştirilmesiyle sonuçlanıyor. Bonfiglioli’nin çok yönlü redüktörlerini kullanan ve sektör uzmanlığından yararlanan bu başarılı ortaklık, malzeme taşıma operasyonlarında devrim yaratıyor. İş gücü zorluklarının üstesinden gelerek operasyonel verimliliği artıran otonom forklift, işletmelere umut verici bir gelecek sunuyor. Bu gelişmeler sayesinde şirketler iş gücü bağımlılıklarını azaltıyor, üretkenliği artırıyor.

Elektrikli güç aktarma sistemlerini fabrikada tamamen test eden Bonfiglioli, düşük enerji tüketimini garanti ederek; daha uzun batarya çalışma süreleri, daha uzun bakım aralıkları ve daha düşük sahip olma maliyeti sunuyor.

Bu dönüşüm malzeme taşıma alanını yeniden şekillendiriyor. Bonfiglioli‘nin güvenilir redüktör çözümleri sunma konusundaki sarsılmaz kararlılığı, redüktör endüstrisindeki lider konumunu sağlamlaştırıyor, malzeme taşıma teknolojisinde ilerleme sağlıyor.

Devamını Oku

Genel

Aerosint SA’yı satın alan Schaeffler, katmanlı üretim teknolojilerindeki konumunu güçlendiriyor

Yayın Tarihi

on

Aerosint SA Schaeffler 1

Küresel hareket teknolojisi lideri Schaeffler, yenilikçi 3D baskı sistemlerinin önde gelen ABD’li üreticisi Desktop Metal’den Belçikalı startup Aerosint SA’yı satın alarak katmanlı üretim teknolojilerindeki bilgi birikimini güçlendiriyor. Adı “Schaeffler Aerosint SA” olarak değiştirilecek olan girişimin, Schaeffler Special Machinery için ek bir konum olarak Schaeffler Grubu’na entegre edilmesi planlanıyor. Karmaşık geometrilere sahip bileşenlerin üretilmesi söz konusu olduğunda geleneksel üretim süreçlerinden daha basit olan ve endüstri 4.0’ın önemli bir destekçisi olan katmanlı üretim; aynı zamanda daha az malzeme tüketimi, üretimde daha fazla enerji verimliliği ve daha çevre dostu malzeme seçenekleri gibi bir dizi sürdürülebilirlik avantajları da sunuyor.

Satın almayla ilgili konuşan Schaeffler AG Operasyon Direktörü Andreas Schick, “Schaeffler Aerosint SA, eşzamanlı metalik çoklu malzeme baskısı için ilk endüstriyel çözümü sunuyor. Bu uzmanlık, yüksek düzeyde sanayileşme yetkinliğimiz ve yenilikçi üretim teknolojilerindeki onlarca yıllık bilgi birikimimizle birleştiğinde, bize belirleyici bir pazar avantajı sağlayacaktır. Bu satın alma, endüstri 4.0 alanında metal bazlı katmanlı üretim süreçlerinin endüstriyel kullanımında önemli bir kilometre taşıdır” açıklamasında bulunuyor.

Aerosint SA Schaeffler 2

Yeni malzeme kombinasyonları için yenilikçi toz kaplama teknolojisi Toz Bazlı Lazer Füzyon (L-PBF); aletler, prototipler veya küçük seri üretim çalışmaları gibi uygulamalar için bileşen üretmenin daha yenilikçi, verimli ve sürdürülebilir bir yolunu oluşturuyor. Aerosint’in patentli Seçici Toz Biriktirme (SPD) teknolojisi, birden fazla bitişik malzeme birikintisinden oluşan homojen katmanlar oluşturmayı mümkün kılıyor. Biriktirme seçici olduğundan, doğru malzemelerin gerekli miktarları gerekli yerlerde biriktiriliyor. Çoklu malzeme tozları ayrı tutuluyor ve ‘yeniden kaplayıcılar’ olarak bilinen araçlar tarafından biriktiriliyor. Bunlar normal ofis yazıcılarındaki taşıyıcılar gibi çalışıyor ve 300 μm’ye kadar yanal toz piksel çözünürlüklerinde 3D bileşenleri yazdırıyor. Halihazırda piyasada bulunan bu SPD teknolojisi, lazer toz yatağı füzyonu ve bağlayıcı püskürtme gibi eklemeli üretim süreçlerinin yanı sıra, dolaylı süreçlerle de kullanılabiliyor. Schaeffler Special Machinery, bu teknolojiyi 2024 yılından itibaren kullanıma sunulacak olan çok malzemeli 3D baskı sistemine dahil etmeyi planlıyor. Schaeffler Special Machinery Kıdemli Başkan Yardımcısı Bernd Wollenick, “Schaeffler Special Machinery geleceğin bu önemli teknolojisini entegre ederek, üretim mükemmelliği için bir ortak olarak, müşterilerine özellikle imalat ve tıbbi teknoloji sektörleri için daha çeşitli bir sistem portföyü sunabilecek” diyor.

Aerosint teknolojisinin lazer sistemleriyle daha yakın bir yol haritasına sahip olduğunu ve Schaeffler’in teknolojiden hemen yararlanabileceğini söyleyen Desktop Metal CEO’su Ric Fulop, “Schaeffler ile SPD teknolojisini lazer tabanlı sistemlerle ticarileştirmek için yüksek düzeyde teknoloji uzmanlığına ve net bir yol haritasına sahip uluslararası bir ortağımız var. Gelecekte bu teknolojinin Desktop Metal bağlayıcı püskürtme sistemlerinde kullanılmasına yönelik çeşitli olasılıklar üzerinde iş birliği yapmaya devam edeceğiz” diye konuşuyor. Ayrıca Schaeffler ve Desktop Metal, aletsiz üretim teknolojileri alanı da dahil olmak üzere çok malzemeli çözümlerde iş birliklerine devam ediyor.

Devamını Oku

Konular

Trendler