Connect with us

Genel

Kargo, kurye ve dağıtım sektörünün yol haritası, Post & Parcel Uluslararası Zirvesi’nde çizildi

Yayın Tarihi

on

Türkiye’nin en hızlı büyüyen alanlarından kargo, kurye ve dağıtım sektörlerinin temsilcileri, bu yıl ilk kez düzenlenen Post & Parcel Uluslararası Zirvesi’nde bir araya geldi. 230 binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan sektörün kısa vadeli hedefi; Avrupa, Ortadoğu, yakın Asya ve Kuzey Afrika’nın ticaret ve kargo merkezi haline gelmek.

Türkiye Kargo, Kurye ve Lojistik İşletmecileri Derneği (KARİD) ve INPPES Fuarcılık’ın düzenlediği Post & Parcel Uluslararası Zirvesi (PPIS), 25 Mayıs 2022 tarihinde Pullman İstanbul Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. 2 gün süren Zirve’de, hızlı ve dinamik bir büyüme sergileyen kargo kurye sektörünün, uluslararası ticarette hub noktası olmasını sağlayacak adımlar masaya yatırıldı.

Ticaretin kahraman ordusu kargo kurye sektörü

PPIS’e çevrim içi bağlantı ile katılan T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Türkiye’nin en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olan kargo, kurye ve lojistik sektörünün, dönüşüm yolculuğunu dizayn etmek üzere bu yıl ilk defa hayata geçirilen Post & Parcel Uluslararası Zirvesi’ni düzenleyen KARİD’e teşekkür ederek sözlerine başladı. “E-ticaret şirketlerinin 2020 yılının mart ayından itibaren 3-5 yılda yaşayacakları ivmelenmeyi sadece 6 ay içinde gerçekleştirdiğini söyleyen Sayan, “Böylelikle kargo, kurye ve lojistik ticaretin vazgeçilmezi haline geldi. 2021 yılı ilk 6 ayı itibarıyla ülkemizde e-ticaret hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 75,6’lık artışla 161 milyar TL olarak gerçekleşti. 2021 yılı ilk 6 ayında sipariş adetleri yüzde 94,4 artış ile 850.7 milyon adetten 1 milyar 654 milyon adede yükseldi. 2021 yılında posta sektörü, 100 milyonu aşkın haberleşme ve posta gönderisini sahiplerine ulaştırdı. Bu gönderilerin yaklaşık yüzde 90’ı kurumsal gönderilerden oluştu” ifadelerini kullandı. Yaptıkları düzenlemelerle özellikle posta hizmetlerinin sunulmasından kaynaklanan trafik sıkışıklıklarının ve çevre kirliliğinin azalmasına da katkı sağladıklarını dile getiren Sayan, “Bu kapsamda taşıma filolarında elektrikli araç kullanımı, kaynakların etkin kullanımı ve yenilikçi alternatif teslimat yöntemleri üzerinde çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

Yerli ve milli kargo dolapları

Pandemi döneminde pudo noktaları ve kilitli kargo dolapları gibi alternatif teslimat modellerinin uygulanmaya başlamasıyla birlikte bu noktalardan teslim edilen ürün adetleri çok hızlı bir şekilde arttığını söyleyen Sayan, “E-ticaret firmaları ile kargo firmaları alternatif teslimat yöntemlerini çok etkin bir şekilde kullandılar ve gönderilerinin 2021 yılı itibariyle yaklaşık yüzde 10’unu bu şekilde teslim etmeye başladılar. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Yerlilik ve millilik’ vurgusunun önemi burada bir kez daha ortaya çıkıyor. Türkiye’de kargo dolaplarının büyük bir kısmının artık yerli firmalarımız tarafından yapıldığını memnuniyetle görmekteyiz” diye konuştu.

Posta gönderileri 100 milyonu aştı

Zirve’nin açılışında konuşan bir diğer isim olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Günümüzde dünyada yaklaşık 4,7 milyar internet kullanıcısı bulunmakla birlikte, 16-64 yaş arası nüfusun yaklaşık yüzde 76’sı e-ticaret yolu ile alışveriş yapıyor. Bu durum beraberinde etkili bir taşımacılık sistemine olan ihtiyacı da ortaya çıkardı. Tüm dünyada e-ticarete olan talebin artması ile 2020 yılı sonu itibarıyla küresel posta sektörünün büyüklüğü 442 milyar Euro’yu aştı. Ülkemizde ise 2021 yılı içerisinde posta sektörünün gelirleri 15 milyar TL’yi aşarak, 100 milyonu geçen haberleşme ve posta gönderisi sahiplerine ulaştırıldı. Yakın gelecekte taşımaların drone ve otonom araçlarla yapılacağı düşünüldüğünde, günümüzde firmaların robotik sistemler ve dijital çözümlerden yararlanması bir mecburiyet olarak karşımıza çıkıyor.”

Post & Parcel Uluslararası Zirvesi sektörü büyütecek 

Kargo, kurye ve lojistik sektörünün, istikrarlı büyümesini devam ettirmek ve gelecek vizyonunu şekillendirmek için tüm paydaşlarıyla birlikte bu yıl ilk kez Post & Parcel Uluslararası Zirvesi çatısı altında buluştuğunu vurgulayan KARİD Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Önyol, “Gelenekselleştirmeyi hedeflediğimiz bu etkinlikte, sektörün yapay zeka ve otonom teslimat araçları gibi yeni teknolojilere entegrasyonunu, gelişme alanlarını ve uluslararası pazardaki fırsatları konuşacağız. Planlanan ikili ticari görüşmelerde de sektörel güçlü iş birliklerine imza atılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

“Avrupa, Ortadoğu, yakın Asya ve Kuzey Afrika’nın kargo merkezi olacağız”

Sektörle ilgili değerlendirmelerde bulunan Önyol, açıklamalarına şöyle devam etti: “Kargo, kurye ve lojistik sektöründe 230 binin üzerinde kişiye istihdam sağlıyoruz. Sektör temsilcilerimizin günlük ortalama adres ziyareti 17 milyon 250 bin. Her gün 57 bin 500 araçla 9 milyon 200 bin kilometre yol kat ediyoruz. E-ticaret alanındaki gelişmeler kargo sektörünü büyüten en önemli unsurlardan biri. E-ticaret sektörünün geliştiği ülkelere baktığımızda da güçlü bir dağıtım sektörünün olduğu görüyoruz, bu iki sektörün büyümesi için birlikte uyum içinde çalışması son derece önemli. Pandemi döneminde çok hızlı bir ivme kat eden e-ticaret sektörünün bu büyümesine cevap verecek altyapı hazırlıklarına sahiptik. Temassız teslimat, kargo dolapları ve gel-al sistemi ile çalışan esnaf modelini hızla devreye soktuk ve büyümenin önünü açtık. Sektör olarak pandemi döneminde yaklaşık 10 milyar TL yatırım yaptık. Pandeminin başında yaşanan hızlı büyüme ivmesi düzenli seyreden bir büyümeye dönüştü. Şimdi hedefimiz; ticaretin ve ihracatın önünü açmak ve sektörümüz açısından uluslararası ticarette hub noktası olmamızı sağlayacak adımları atmak. Önümüzdeki birkaç yıl içinde sadece Avrupa’nın değil, Ortadoğu’nun, yakın Asya’nın ve Kuzey Afrika’nın ticaret ve kargo merkezi haline ülkemiz gelecek. Bu yıl ilk kez yapılan ve geleneksel hale getirmeyi hedeflediğimiz PPIS etkinliğinde hem kamunun hem tedarikçilerimizin hem e-ticaret firmalarımızı hem de otomasyon firmalarımızı bir araya getirmenin sağladığı sinerjiyle sektörümüzün önünü açmayı hedefliyoruz.”

E-ticaretin ekonomideki payı yüzde 20’ye çıktı

Açılış konuşmasında e-ticaret sektörünün pandemi dönemindeki hızlı yükselişine dikkat çeken Türkiye KARİD Başkan Yardımcısı, PPIS Organizasyon Komitesi Başkanı ve Aras Kargo Genel Müdürü Utku Ayyarkın, kargo sektörünün kuruluşu itibarıyla B2B iş akışı üzerine kurulmuş bir yapısı olduğunu, günümüzde e-ticaretin etkisiyle sektörün görev ve rolünün değiştiğini vurguladı. Pandemi döneminde BTK’nın sağladığı destekle yapısal anlamda birçok değişikliği hızlıca hayata geçirerek beklentilere cevap verebildiklerini aktaran Ayyarkın, sektörün günlük işlem hacminin 4-5 kat arttığı pandemi döneminde, müşteri entegrasyonu ve zamanı iyi yönetebilmek için otomasyon desteği sunduklarını ifade etti. Ayyarkın, sözlerine şöyle devam etti: “E-ticaret sektörü Türkiye ekonomisindeki yerini yüzde 8’den yüzde 20’ye tırmandırdı. Kargo sektörü olarak bu anlamlı yolculukta altyapı, yapay zeka, otomasyon yatırımlarını yaparak görevimizi gerçekleştiriyoruz. Geçmişte tedarikçilerimizle yurt dışındaki etkinliklerde bir araya gelirken INPPES Fuarcılık’ın bizlere 2 yıl önce sunduğu PPIS etkinliğini birlikte geliştirerek bugün sizlerle buluşturduk. Etkinliğin Türkiye ekonomisine çok anlamlı bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz.”

PTT Genel Müdürü: Afet Lojistiği son derece önemli

KARİD’in düzenlediği bu zirvenin, sektöre ve Türkiye’ye katma değer sağlayacağına vurgu yapan PTT A.Ş. Genel Müdürü Sayın Hakan Gülten, zirveye çevrim içi katılarak şu bilgileri paylaştı: “E-ticaretin hayatımıza girmesi ve parasal hacminin büyümesi, ilk olarak lojistik sektöründe yansımalarını gösterdi. Tedarikçiler arasında bir köprü görevi üstlenen sektörümüz, bugün hepimizin bildiği gibi son tüketiciye kadar mal ve hizmet sağlanmasına aracılık ediyor. Biz de bugün 35 milyon ürün ve 15 milyon üyesi ile faaliyetlerini sürdüren PttAVM sitemiz ile e-ticaret alanında da başarılı çalışmalara imza atıyoruz. Ayrıca yurt dışı iş birlikleri kurarak yerli ürünlerimizin yabancı pazarlardaki müşterilerle buluşmasına aracılık ediyor ve ülkemizin ihracat hedeflerine katkı sağlıyoruz. Sektörümüzün önemi tabii ki sadece ticari faaliyetlerin yürütülmesi ile sınırlı olmayıp gıda, ilaç, insani yardım malzemeleri gibi hayatın devamlılığını sağlayan kritik gönderilerin de hızlı ve sağlıklı bir biçimde alıcılarına ulaştırılmasını kapsıyor. Öte yandan, doğal afetler de göz önünde bulundurulduğunda ‘Afet Lojistiği’ konusu da büyük önem arz ediyor. PTT olarak bu alanda da AFAD ile yaptığımız iş birliği kapsamında AFAD’a ait 27 deponun ve 53 cep deposunun işletmesini, depolarda bulunan ekipmanların bakım ve kontrollerini, acil durumlarda 7/24 olarak istenen materyalin yine istenen yere sevk edilmesi görevlerini üstlendik.”

Gülten sözlerine şöyle devam etti: “Lojistik sektörünün çok yakın bir süre içerisinde yapay zekâyı kullanma kapasitesine erişeceğini de göz önüne aldığımızda, sektörümüzün bilgi teknolojileri destekli altyapılar kurarak süreçlerini yürütmesi sürdürülebilirlik kavramına da olan önemi ortaya koyuyor. Dünyayı kapsayan ve hiç durmaksızın hareket eden bir araç ağının temsilcileri olarak “Yeşil Lojistik” kavramına en üst sırada yer vermeliyiz. Fosil yakıtların kullanımını azaltmalı; “Sıfır Emisyon” hedefli, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelecek girişimlerde bulunmalıyız. Bu anlamda PTT Ailesi olarak şehir içi gönderi teslimatlarımızda elektrikli araçların kullanımına başladığımızı yaygınlaştıracak adımlar atmaya devam ettiğimizi ve alternatif elektrikli araçlarımızla dağıtım faaliyetlerimizde yeniliklere imza atacağımızı buradan sizlerle paylaşmak isterim.”

Post & Parcel Uluslararası Zirvesi sektörün geleceğine ışık tutacak

PPIS, alanında uzman konuşmacıların sektörün bugününe ve geleceğine ışık tutacak sunumlarını takip etme ve sektörü ileriye taşıyacak yenilikler ve teknolojilerle ilk elden tanışma imkanı da sunuyor. PPIS kapsamında organize edilecek B2B ikili ticari görüşmelerle de yeni iş birliklerinin önü açılacak.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

SECOPTA’dan 7/24 yerinde malzeme analizi yapan yeni çözüm LIBS

Yayın Tarihi

on

SECOPTA, otomatik hat içi malzeme izleme ve Pozitif Malzeme Tanımlama (PMI) için yeni mineralLIBS’yi piyasaya sürecek. Sistem, kuvars, feldispat veya kireçtaşı gibi toz, ince ve kaba taneli endüstriyel minerallerin doğrudan konveyör bant üzerinde hızlı, hassas, sürekli, uzun vadeli kararlılıkla ve 7/24 çalışma ile ölçülmesini sağlıyor. Lazer tabanlı sistem, önceden numune hazırlamaya gerek kalmadan dökme minerallerin sürekli hat içi malzeme kontrolünü gerçekleştiriyor.

Lazerle Yapılan Arıza Spektroskopisi (LIBS) sistemleri, malzemelerin kimyasal bileşimini analiz eder. Ölçüm sırasında, lazer ışını tarafından plazma üretilir ve özel bir spektrometrede analiz edilir. Bu, malzeme akışının kimyasal bileşimini doğrudan ve birkaç saniye içinde kontrol etmeyi mümkün hale getirir. Sonuçlar hemen kullanılabilir. Ölçüm süreklidir ve sistemden geçen tüm malzemeleri 7/24 süresince kaydeder.

SECOPTA, yeni sistemi mineralLIBS’yi özellikle kuvars, feldispat veya kireçtaşı gibi kaba endüstriyel mineraller ve ayrıca 100 mm’ye kadar tane boyutuna sahip cevherler veya kömür için geliştirdi. Otomatik odaklama sistemi ile farklı tane boyutlarına veya malzemenin konveyör bant üzerindeki değişen yükleme yüksekliklerine uyum sağlanıyor. Ayrıca SECOPTA, ince veya toz malzeme ölçüm sistemi olan FiberLIBSinline SP’yi de piyasaya sürüyor. Her iki sistem de inşaat malzemeleri ve cevherlerinin üretimi ve işlenmesinde karşılaşılanlarla benzer zorlu çalışma koşullarında bile uzun süre güvenilir bir şekilde çalışıyor.

Her iki sistemin de uygulama alanları gelen ürünler, proses kontrolü veya PMI’dır. Gelen ürünlerde ve proses kontrolünde, sürekli yerinde ölçüm, genellikle yalnızca birkaç saat aralığında gerçekleştirilen rastgele örneklemenin yerini alıyor. Bu, teslim edilen veya işlenecek malzemenin uygunluk açısından hemen ve hızlı bir şekilde kontrol edilebileceği anlamına geliyor. İşleme sırasında sistem, kalıcı kimyasal yerinde analiz yoluyla malzeme akışını kontrol eder. Limit değerler aşılırsa, bu sistem istenmeyen sapmalara karşı uyarır. PMI sayesinde operatörler, tesislerinin her zaman öngörülen kalitede doğru malzeme tedariki ile çalıştığından emin olurlar. Ölçülen veriler günlüğe kaydedilir, arşivlenir ve daha fazla işleme ve dokümantasyon için kullanılabilir.

Yeni çözümlerle ilgili konuşan SECOPTA Analytics GmbH’nin Başkanı Dr. Christian Bohling, “Sürecime yanlış malzemenin girdiğini görürsem ve hemen müdahale edebilirsem, bu paradan ve zamandan tasarruf sağlar. Sonuç olarak, söz konusu malzeme boşaltılıyor ve kısa bir süre sonra tesislerim çalışmaya devam ediyor. Bu sayede ölçüm teknolojime küçük bir yatırımla tüm partileri kurtarıyorum” ifadelerini kullanıyor. 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Genel

Schaeffler’in Otonom Mobil Robotu DEX’e, en iyinin en iyisi ödülü

Yayın Tarihi

on

Otomotiv ve endüstrinin küresel liderlerinden Schaeffler, Otonom Mobil Robot (AMR) projesi olan Dual Extendable (DEX) ile Red Dot Tasarım Ödülü’nde “En İyinin En İyisi” ödülünü kazandı. Proje aynı zamanda Red Dot Luminary’e aday gösterildi.

“En İyinin En İyisi” ile ödüllendirilen DEX, Schaeffler tarafından otonom mobil robot platformlarının el becerisini, zekasını ve bunların fabrika çalışanları ile iş birliğinin yeniden uyarlanması için tasarlandı. Çift yönlü bacak uzantıları, WLAN ve ara katman yazılımı entegrasyonu, 2D/3D SLAM tabanlı hassas yerelleştirmenin yanı sıra konuşma ve hareket tanıma özelliklerine de sahip DEX, endüstriyel alanda üretkenliği desteklemek ve artırmada akıllı sosyal davranışlarla işlevselliği geliştirmek amacıyla bir test ortamı sağlıyor. DEX’in Red Dot’ta kazandığı ödülle ilgili konuşan Schaeffler Asya/Pasifik Bilgi Yetkilisi ve Gelişmiş Araştırma Merkezi Direktörü Han Boon Siew, “DEX için en prestijli ödüllerden biri olan ‘En İyinin En İyisi’ne layık görülmek, müşterilerimiz ve üretim operasyonlarımız için yeni mobilite ve hareket olanakları sağlamada en son çözümleri geliştirmeye yönelik sürekli tutkumuz ve bağlılığımızın bir sonucudur” diyor.

Projenin gelişim süreciyle ilgili bilgiler aktaran Siew, “Araştırma projesi, Schaeffler’in kampüste şirket konsepti aracılığıyla dünya çapında önde gelen üniversitelerle küresel bir araştırma ağını barındıran Schaeffler İleri Araştırma Merkezi (SHARE) Programı’nın bir parçası. Konsept, mevcut teknolojinin durumunu genişletmek ve araştırma anlayışlarını ürün geliştirme faaliyetlerine aktarmak için uygulamalı araştırmalar yoluyla Schaeffler çalışanları, bilim adamları ve akademisyenler arasında yoğun bilgi alışverişi ve yakın iş birliğini mümkün hale getiriyor” ifadelerini kullanıyor. DEX’in konseptinin ve vizyonunun görselleştirilmesi için NTU teknoloji ekibinde SHARE ile yakın bir şekilde çalışan Orcadesign Consultants ile iş birliği içerisinde tasarlandığını dile getiren Siew, “Schaeffler’de, otomotiv ve endüstriyel sektörlerde geleceğe yönelik trendlerin taleplerini karşılamada bileşenlerin ve teknolojilerin stratejik gelişiminin anahtarı olarak iş birliğini görüyoruz. SHARE programıyla, teknolojik ve metodik yeteneklerimizi geliştirmek üzere bileşenlerimizi ve sistem uzmanlığımızı akademik enstitülerin ve endüstri uzmanlarının teknolojik yetkinliği ile birleştirmeyi amaçlıyoruz” açıklamasında bulunuyor.

Red Dot Tasarım Ödülü’nün tasarımın geniş kapsamını profesyonel olarak değerlendirmek için ürün tasarımı, iletişim tasarımı ve tasarım konsepti olarak 3 farklı disiplini bulunuyor. Design-Zentrum Nordrhein Westfalen tarafından Almanya’nın Essen kentinde düzenlenen Red Dot Ödülü, dünyanın en büyük tasarım yarışmalarından biri niteliğini taşıyor.

2021 yılında OPTIME durum izleme çözümü için ‘Akıllı Ürün’ ve ‘Endüstriyel Tasarım’ kategorilerinde Red Dot Tasarım Ödülü’nü alan Schaeffler, kolay ve uygun maliyetli kapsamlı durum izlemeye olanak tanıyan tak-çalıştır çözümüyle; sektör oyuncularının uzun vadeli bakım, insan gücü veya yedek parça gereksinimlerini birkaç saat içinde hızlı ve kolay bir şekilde planlamasını sağlıyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Genel

GMTCNT, operatör panelleriyle makine üreticilerinin odağında

Yayın Tarihi

on

Üretimde verimliliği ve şeffaflığı artıran TSG Serisi Operatör Panelleri ile makine imalatçılarının dikkatini çeken GMT, kullanıcı dostu çözümleriyle birçok avantaj sunuyor. Ethernetli modellerinde bulunan VNC desteği ile tablet, akıllı telefon ve PC üzerinden uzaktan izleme ve kontrolü mümkün kılan GMT’nin TSG Serisi, bu özelliklerinin yanı sıra kullanıcı dostu Türkçe arayüzü ve programlama kolaylığı ile ön plana çıkıyor.

Endüstriyel uygulamalarda kullanılmak için geliştirilen 16,77M renkli TFT dokunmatik operatör paneli olan TSG Serisi HMI’larda, Gerçek Zaman Saati (RTC) standart olarak mevcut. Kullanıcı dostu yazılımı geniş bir PLC kütüphanesine sahip olan ürün, yaygın olarak kullanılan tüm PLC’leri de destekliyor. HP LaserJet P1100 serisi yazıcılar ile uyumlu olan panelin PDF Viewer fonksiyonu ile PDF dosyaları görüntülenebiliyorken; USB Host özelliği ile veri kaydı yapılabiliyor, program yüklenebiliyor, klavye/mouse/web kamera bağlanabiliyor. VNC yazılımı ile ethernet portlu modellere, yerel ağ ya da internet aracılığıyla Windows, IOS ve Android platformları üzerinden erişilebiliyor. Ayrıca, VNC Client ile ethernet portu üzerinden cihazlar arasında izleme ve kontrol özelliği de mevcut.

Ön paneli IP65 koruma özelliği ile çevresel şartlara dayanıklı olan TSG Serisi HMI’lar, 1 adet RS232 ve 1 adet RS232/RS485/RS422 destekleyen haberleşme portuna sahip. GMTCNT protokolü ile HMI’lar arası haberleşme özelliği ile bir PLC’ye birden çok HMI’nın ulaşabilmesi mümkün. TSG Serisi HMI’lar hakkında daha detaylı bilgi firmanın web sitesi gmtcontrol.com’da.

TSG Serisi HMI’ların başlıca özellikleri:

  • 16,77 M renk
  • TFT ekran
  • ARM RISC 32bit 792 MHz 
  • 128 MB NAND Flash +128 MB DDR 3 hafıza
  • Gerçek Zaman Saati (RTC)
  • 1 adet USB portu
  • 1 adet RS232 ve 1 adet RS232/RS485/RS422 destekleyen haberleşme portu
  • Ethernetli modellerde VNC desteği ile tablet          
  • Akıllı telefon ve PC üzerinden uzaktan izleme ve kontrol
  • Ön panel IP65 koruma
  • GMTCNT protokolü HMI’lar arası haberleşme özelliği ile bir PLC’ye birden çok HMI’nın ulaşabilmesi
  • USB host portu üzerinde veri, alarm, trend kaydetme ve tarihsel sorgu yapabilme
  • C dili ile makro oluşturabilme
  • Güvenlik seviyeleri ve kullanıcı tanımlamaları yapabilme
  • Ethernetli modellerde FTP üzerinden HMI içine ve harici bağlı olan USB flash diske ulaşabilme
  • PDesigner HMI Editör Programı ile programlanır

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Konular

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com