Connect with us

Depo ve Raf Sistemleri

Barkod tarama sisteminin faydaları ve dezavantajları

Published

on

Barkod tarama sistemi, modern işletmelerin vazgeçilmez parçasıdır. Ürünlerin ve envanterin doğru ve hızlı takibini sağlar. Her endüstride kullanılan barkod tarayıcılarının avantajlarının ve dezavantajlarının anlaşılması, firmaların bu güçlü araçtan en çok faydayı elde etmelerine yardımcı olur. Bu yazıda barkod taramanın eksi ve artı yönlerini değerlendirip çok maliyetli olabilecek insan hatalarına karşı nasıl koruma sağlanacağı ele alınıyor. Ayrıca, etkin ürün tanımlaması ve envanter yönetiminin güvence altına alınması için barkod kullanımının optimizasyonu da inceleniyor.

Barkod tarama sistemi nedir?

Barkod tarama teknolojisi, modern işletmelerin ayrılmaz parçasıdır. Ürün ve envanterin doğru ve hızlı takibini sağlar. POS ya da barkod tarama olarak da bilinen barkod tarama, bir çubuk kodda, ürün üzerinde yer alan bilginin yakalanması esasına dayanır. Bu bilgi, satışları takip etme, envanter düzeylerini yönetme ve satın alma için kalemlerin tanımlanmasına yarar. Barkodlara en çok perakende ürünlerde rastlanır, ancak diğer belgelerde ve tanımlama kartlarında da bulunabilir.

Kodlar tipik olarak, değişik genişliklerde harf ya da rakamların dizili olduğu siyah çizgilerdir. Bu desen barkod tarayıcı tarafından tarandığında, bilgisayara ya da elektronik cihaza elektrik sinyali gönderir. Bu da daha sonra barkodda kodlanan bilgiye çevrilir. Bu da veri girişini çabuk ve etkin hale getirip manuel giriş ve yönetime göre para ve zamandan tasarruf sağlar.

Barkod tarama sistemleri son yıllarda doğruluğu, hızı ve maliyet etkinliği nedeniyle oldukça popüler hale gelmiştir. İşletmelere de, ürün hareketlerini gerçek zamanlı takip etmelerini sağlayarak envanterlerin üzerinde daha fazla kontrol imkanı tanırlar. Ayrıca, işgücü maliyetinin azaltılmasına yardımcı olur; çünkü veri tabanına giriş yapacak işçi sayısında daha az gereksinim ortaya çıkar. Sonuç olarak, barkod tarama teknolojisi perakende, sağlık, taşıma, hastane, depolama ve imalat gibi birçok endüstride kullanılır.

Barkod tarama sistemlerinin faydaları

Barkod tarama teknolojisinin işletmeler ve tüketiciler için birçok faydası vardır. Önemli faydalardan biri, ürün kalemi çıkış zamanlarını ciddi oranda azaltması ve işlemleri hızlandırmasıdır. Örneğin, bir ürünün barkodunun basitçe taranmasıyla, alıcı ürünleri kolayca satın alabilir ve işlemini saniyeler tamamlayabilir. Bu da zamandan tasarruf sağlar, çabuk ve etkili hizmetler müşteri memnuniyetini artırır. Aynı şekilde, barkodla tarama verimliliği artırır. Çalışanların ürünleri taramasına ve manuel giriş yapmadan işlemleri tamamlamasına imkan vererek, işletmeler eş zamanlı olarak para ve zaman tasarrufu sağlarlar ve müşteri hizmetlerini iyileştirirler.

Barkod taramanın bir diğer faydası da envanter düzeylerinin sayılmasında artan doğruluk payıdır. Bu, ürünleri teker teker manuel olarak saymak için gereken teknolojinin devre dışı bırakılması demektir. Ayrıca makineler barkodları insandan daha doğru okuyabildiği için işletmeler envanter sayımlarının doğruluğundan ve güncelliğinden emin olabilir. Barkod tarama teknolojisinin büyük bir avantajı, diğer teknolojilere göre oldukça düşük maliyetli olmasıdır. Perakende ortamlarında kullanılan çoğu tarayıcı ekonomik olarak uygundur ve basit tasarımlarıyla bakımları kolaydır. Ayrıca, kiralama ve leasing kullanan işletmelerde maliyetlerin daha da düşmesine yarar.

Son olarak, barkod tarama teknolojisi depo envanter bilgisinin depolanmasını kolaylaştırır, çünkü bilgi kağıt kayıtlarda ya da fiziksel olarak saklanmaz. Bu da büyük depolama alanlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırır ve işletmelerin envanterlerini minimal çabayla yönetmelerine imkan tanır.

Barkod taramanın dezavantajları ve insan faktörü

Birçok avantajına rağmen barkod tarama teknolojisinin de dezavantajları vardır.

İlki, barkod tarayıcılarının maliyetsiz olmamasıdır. Özellikle endüstriyel ortama bağlı olarak barkod tarayıcıların sayısının yüksek olması gereken yerlerde bu maliyet artar (imalat ortamlarında, hataların ayıklanarak ürünlerin tanımlandığı ortamlarda). Ayrıca, modern tarayıcıların pek çoğunun kullanımının kolay olmasına karşın, teknolojiye o kadar da aşina olmayan çalışanlar için kafa karıştırıcı olabilirler. Bu da işleme esnasında çeşitli hatalara ya da gecikmelere neden olur. Son olarak, tarama fiziksel veri etiketlerinin taranmasıyla sınırlıdır; bunlarda herhangi bir hasar meydana geldiğinde ya da ürün yüzeyinden çıktıklarında ürünün doğru olarak taranması güç olabilir.

Barkod taramanın bir diğer dezavantajı da insan hatası potansiyelidir. Tarayıcılar kodları insandan daha doğru okumalarına karşın, yanlış kodun taranması ya da tarayıcı bozuklukları nedeniyle yine de hatalar oluşabilir. Çalışanlar da tarama konusunda yeteri kadar eğitilmemişlerse yanlış bilgi girebilirler ya da kalemin kodundaki özel bilgileri atlayabilirler (bunu önlemek için bkz. RTLS takibi).

Sisteme yanlış girilen bir veri birçok hataya yol açabilir, buna envanter hatası ve müşteri memnuniyetsizliği dahildir. Tarayıcılar, kodu insandan daha doğru okusa da yanlış kodun taranması ya da sisteme yanlış bilgi girilmesi gibi hatalar ortaya çıkabilir. Ayrıca, çalışanlar veriyi sisteme nasıl girecekleri konusunda dikkatlice eğitilmemişse, önemli detayları atlayıp sisteme yanlış bilgi girebilirler. Sisteme yanlış ürün bilgisi girişi riskini azaltmak için işletmeler personellerinin kapsamlı bir şekilde eğitilmelerine yatırım yapmalıdırlar. Çalışanlara, barkod tarama teknolojisinin düzgün kullanımı ve sisteme doğru veri girişi öğretilmelidir. Ayrıca verilerin girilmelerinden sonra ikinci defa kontrol edilmesi gibi güvenlik ölçütlerinin uygulanması kullanıcı girişi hatalarını azaltır. Son olarak, bütünleşik hata takibi becerilerine sahip barkod tarama yazılımı da sisteme girilen bilginin doğru ve güncel olmasını destekler.

Özetlersek, sisteme yanlış bilgi girişi herhangi bir işletme için maliyetli olabilir. Bununla birlikte kapsamlı eğitime yatırım yapılması ve ikinci kontrol gibi güvenlik ölçütlerinin uygulanması ya da bütünleşik hata kontrol becerisi olan yazılımlar kullanılmasıyla, şirketler hata riskini en aza indirebilir ve envanter yönetim sistemlerinin düzgün çalıştığından emin olabilirler.

Sonuç

Barkod tarama sistemleri, günümüz işletmeleri için ürün tanımlama doğruluğunun güvence altına alınması, daha hızlı çıkış süreleri sağlar ve bunlar envanter yönetimi masraflarının azaltılması gibi faydaları olan maliyeti düşük varlıklardır. Bununla birlikte insan hatalarına açık olması nedeniyle firmalar işletmelerini maliyetli hatalardan koruyacak önlemleri almalıdırlar. Bu önlemler, personelin düzgün eğitimi, ekipmanın düzenli kontrolü, verilerin ikinci defa kontrolünü kapsayabilir. Doğru stratejilerle işletmeler barkod teknolojilerine operasyonlarının optimizasyonunda güvenebilir. Elektronik tanımlama ve otomatik imalat için alternatif teknolojiler maksimum verimlilik ve işlemlerin doğruluğu amacıyla kesinlikle göz önünde bulundurulmalıdır.

Kaynak: identecsolutions.com

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Continue Reading
Click to comment

Bir Cevap Yazın

Depo ve Raf Sistemleri

Depart, tahıl kurutma sistemleri öncüsü Mega Dryers ile anlaşma yaptı!

Published

on

Değirmencilik ve tahıl depolama sektörlerine yönelik hamlelerine bir yenisini daha ekleyen Depart, tahıl kurutma sistemleri öncüsü Mega Dryers ile anlaşarak inovatif ürün gamını daha da genişletti.

Alapala Holding’in grup şirketi Depart, Arjantin’in değirmencilik ve tahıl depolama sistemlerindeki öncü şirketlerinden Mega Dryers ile el sıkışarak geniş, inovatif ürün gamına bir yenisini ekledi. 

Uzun yıllara dayanan mühendislik deneyiminin ve ileri teknolojinin gücüyle yüksek kaliteli tahıl kurutma sistemleri geliştiren ve üreten Mega Dryers’ın ürünleri ile artık dünyanın dört bir yanındaki değirmencilere ve tahıl ticareti sektörüne daha kapsamlı çözümler sunacaklarını bildiren Depart Genel Müdürü Cengiz Tiryakioğlu, “Eylül ayında attığımız imzanın ardından satış, pazarlama ve operasyonel hazırlıklarımızı tamamlamak üzereyiz.  Ekim sonu itibarıyla ise yenilikçi çözümlerle tahıl işlemenin en kritik aşamalarından olan kurutma alanında verimliliği artırmak isteyen müşterilerimiz için satış faaliyetlerimize başlıyoruz” açıklamasında bulundu.

Continue Reading

Depo ve Raf Sistemleri

Exotec, depo robotlarının benimsenmesini küresel ölçekte hızlandırıyor

Published

on

Depo robotiğinde dünyanın önde gelen firmaları arasında yer alan Exotec, dünya çapında 100’den fazla tesise dokunarak önemli bir kilometre taşına ulaşıyor. Asya-Pasifik (APAC), Avrupa ve Kuzey Amerika’da devam eden genişleme stratejisinin bir parçası olarak şirket, yıl sonuna kadar 200’den fazla yeni çalışanı işe alma yolunda ilerliyor. Bu da hızlı iş büyümesini desteklemek için küresel iş gücünde bir önceki yıla oranla %80’lik bir artışa işaret ediyor.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Exotec CEO’su ve Kurucu Ortağı Romain Moulin, “100’den fazla müşteri tesisine ulaşmak, işimiz ve depo robotları kategorisinin ivmesi için önemli bir kilometre taşına işaret ediyor. Önde gelen markalar Exotec’e yalnızca operasyonel verimliliği artırmak ve depodaki insan iş gücünü desteklemek için değil, aynı zamanda tüm tedarik zincirlerini yeniden keşfetmek için itici bir güç olarak kullanmak üzere güveniyor” ifadelerini kullanılıyor.

Exotec’in mühendislik ve inovasyona yönelik benzersiz yaklaşımı yatırımcıların da dikkatini çekiyor. Goldman Sachs Asset Management bünyesindeki Growth Equity şirketinin ortağı Christian Resch, “Küresel ekonomik belirsizlik, uzun süreli iş gücü sıkıntısı ve artan tüketici beklentilerinin ortasında, depo otomasyonu cazip bir pazar fırsatı olarak ortaya çıkıyor. Exotec’in mühendislik, inovasyon ve dünyanın en büyük markalarına yardımcı olan kanıtlanmış başarı geçmişine sahip benzersiz yaklaşımı sayesinde bu fırsattan yararlanmak için iyi bir konuma sahip olduğuna inanıyoruz” diyor.

Exotec’in büyümesi farklı bölgelerde şu şekilde görünüyor:

Batı Avrupa

Batı Avrupa’daki varlığını yeni müşteri kazanımları ve yeni ülkelere açılımlarla genişleten Exotec, CEVA Logistics ve Lyreco ile yaptığı ortaklıklar bölgedeki konumunu daha da sağlamlaştırıyor. İngiltere’de Alliance Automotive Group (AAG) ile önemli bir ortaklık kuran Exotec, otomotiv satış sonrası sektöründeki varlığını güçlendiriyor.

Orta Avrupa

Exotec, Polonyalı Entegratör A1 Sorter ile yaptığı gibi ortaklıklarla Orta Avrupa’da ivme kazanıyor. Bu iş birliği, otomotiv endüstrisi için bir lojistik hizmet sağlayıcısı olan ILS ile Polonya’nın Zakroczym kentindeki bir ILS yerine getirme merkezini Exotec’in imzası olan Skypod® sistemiyle donatmak için ortak bir projeye yol açıyor.

Kuzey Amerika

2020’de Kuzey Amerika pazarına girdiğinden bu yana merkezini Atlanta’da kuran Exotec, ekibini 70’in üzerinde kişiye yükseltiyor. Şu anda Gap Inc., Ariat ve Decathlon dahil olmak üzere önde gelen markalar için ABD ve Kanada’da 20’den fazla tesise hizmet veren Exotec, Kuzey Amerika pazarında 2025 yılına kadar küresel işlerinin üçte birini temsil etmeyi hedefliyor.

APAC

Hızla büyüyen Asya pazarına odaklanan Exotec, 2023’ün Ağustos ayında önemli bir mühendislik ve bilişim şirketi olan POSCO DX Co. Ltd. ile ortaklık kurarak Kore bölgesine girdiğini duyuruyor. Güney Kore, Exotec için stratejik Asya pazarlarından biri olarak Japonya’ya katılıyor. Exotec, Japonya’da entegre lojistik sağlayıcısı Alps Logistics ve Acca international ile yeni ortaklıklar kurarak büyümesini sürdürüyor.

L-A-C, Flexeserve’nin zorluklarını etkili bir şekilde ele alan iki mekanize hattan oluşan palet konveyörü tabanlı bir üretim çözümü sunuyor. Palet yükleme rampası, yüksekliği ayarlanabilir iş istasyonları, tampon istasyonları ve boşaltma istasyonu dahil olmak üzere bir dizi taşıma bileşenine sahip olan özelleştirilmiş çözüm, ürünlerin üretim hattı boyunca sorunsuz ve bağımsız bir şekilde ilerlemesini sağlıyor.

Operasyonları kolaylaştırmak ve verimliliği artırmak

Yüksekliği ayarlanabilen iş istasyonları, operatörlerin otomatik kontrolleri kullanarak yüksekliği kolayca uygulamasına olanak tanıyor, gerginliği ve yorgunluğu azaltıyor. Görevin tamamlandığını bildirmek için bir iş tamamlama düğmesi uygulanarak, operatörler arasında sorunsuz koordinasyon sağlanıyor. Tampon istasyonları operatör bekleme sürelerini en aza indirirken, boşaltma istasyonu son montajdan sonra manuel boşaltmayı kolaylaştırıyor.

Güvenlik önlemlerinin alındığı CE sertifikalı sistemde farklı palet tipleri de kullanılabiliyor. Bir makaslı lift ile entegre edilen her bir hat, 8 saatlik vardiya başına 60 paletlik bir iş hacmine ulaşarak manuel operasyonları geride bırakıyor. Genel olarak proje, montaj hattında üretkenliği ve verimliliği başarılı bir şekilde artırarak istenen hedefleri yerine getiriyor.

Günümüzde modernize edilmiş üretim hatları, yüksekliği ayarlanabilir iş istasyonları ve tampon istasyonları verimliliği artırıyor, döngü sürelerini azaltıyor ve operatörün iş yükünü en aza indiriyor.

Continue Reading

Depo ve Raf Sistemleri

Crown’un yeni nesil ekipmanları, dijital depoyu gerçeğe dönüştürüyor

Published

on

Crown’un yeni nesil ekipmanları

Türkiye pazarında farklı sektörlere akıllı depolama çözümleri sunan, dünyanın önde gelen endüstriyel kaldırma ekipmanları markası Crown’un, yeni nesil forklift ve depo ekipmanlarının tanıtımı Marubeni Dağıtım ve Servis ev sahipliğinde gerçekleşti.

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. güvencesiyle Türkiye’de endüstriyel taşımacılığa yönelik zengin ürün gamı, ödüllü tasarımları, verimliliği ve fonksiyonelliği ile depoların çözüm ortağı olan Crown, Avrupa standartlarında üretilen yeni nesil turbo Stage V motora sahip olan C-D Dizel Forklift ve ESR 1000 Reach Truck modellerini Türkiye pazarında iş ortakları ile buluşturmaya başladı. “Depolamanın Geleceği” mottosuyla Sheraton Grand İstanbul’da gerçekleşen lansmanda Crown’un yeni nesil depo ekipmanları ve forkliftleri sektör yöneticilerinin beğenisine sunuldu.

Crown “Depolamanın Geleceği” lansmanında Marubeni Dağıtım ve Servis Genel Müdürü Eşref Zeka, Crown Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgelerinden Sorumlu Satış ve Pazarlama Direktörü Simon Emery ve Marubeni Dağıtım ve Servis Endüstriyel Ürünler Satış ve Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Bülent Beleda konuşmacı olarak sahnede yer aldı.

40 yılı aşkın süredir forklift sektöründe

Marubeni Dağıtım ve Servis Genel Müdürü Eşref Zeka, açılış konuşmasında 40 yıl önce Komatsu markalı forkliftler ile lojistik sektörüne hizmet sunmaya başladıklarını, bugün ise lojistikten inşaata, maden sektöründen tarıma ve sanayiye kadar birçok sektörün ihtiyacına cevap veren müşteri odaklı bir iş modeli oluşturduklarının altını çizdi. Tokyo merkezli Marubeni ve güçlü markaları ile sürdürülebilir bir gelecek için yüksek teknolojili ürünler sunduklarını belirten Zeka, “Bizler sadece satış yapan, forklift veya depo ekipmanı teslim etmeyi amaçlayan bir kurum değiliz. Önceliğimiz müşterilerimizi dinlemek, anlamak ve onlara doğru çözümler sunmak’’ dedi. Zeka, gerek satış gerek satış sonrası hizmetlerde, ikinci el ve kiralama hizmetlerini geniş hizmet ağı ile birleştirerek öncü olmayı ve içinde bulunulan ekosistemin de dönüşümüne katkı sağlamayı hedeflediklerini söyleyerek, sözü Crown’un Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgelerinden Sorumlu Satış ve Pazarlama Direktörü Simon Emery’e bıraktı.

Crown fabrikaları yeşil enerjiyle üretim yapıyor

Crown’un Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgelerinden Sorumlu Satış ve Pazarlama Direktörü Simon Emery; konuşmasına, Marubeni ekibine son birkaç yıldaki mükemmel iş birliği ve destekleri için teşekkür ederek ve daha uzun yıllar sürecek başarılı bir iş ortaklığını beklediğini dile getirerek başladı. Yeşil enerji ile çalışan fabrikalarda üretilen Crown ekipmanlarında, plastik yerine çelik aksam kullanıldığına vurgu yapan Emery, ürünlerinin %90’ından fazlasının geri dönüştürülebilir olduğunun ve Crown parçalarının %85’inin şirket içinde üretilmesi sayesinde azalan nakliye işlemleri dolayısıyla karbon ayak izini azalttıklarının altını çizdi.

Crown, dijital depoyu gerçeğe dönüştürüyor

Ar-Ge ve inovasyonları ile kısa sürede Türkiye pazarında da güçlü bir marka konumu elde ettiklerini dile getiren Emery, veriyi deponun merkezine yerleştirdiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Crown, dijital depoyu gerçeğe dönüştürüyor. Crown, Gena bağlantılı ekipmanları ile veriyi deponun merkezine yerleştiriyor ve operatörlere günlük görevlerinde verimli ve üretken olmaları için gereken bilgi ve geri bildirimi sağlıyor. Bu sayede verimliliği artırıyor ve maliyetleri düşürüyor. Müşteriler, ekipmanlarının filo yönetimi bilgilerini aramaya başladığında Crown Infolink filo yönetim sistemi, kullanıcıların tüm ekipmanlarını kullanımı kolay bir web portalı üzerinden görmelerini sağlıyor. Bu, performansı, çalışma süresini, kullanımı ve meydana gelebilecek kazaları da ölçmenizi sağlıyor.”

Crown’un yeni nesil ekipmanları

Dikey ve dar koridorlu depolarda işlevsel çözümler

Marubeni Dağıtım ve Servis Endüstriyel Ürünler Satış ve Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Bülent Beleda, son yıllarda büyük şehirlerde artan depo maliyetlerinin dikey ve dar koridorlara sahip depoların inşasına sebep olduğunu, 17-18 metre yüksekliğindeki raflarda ve 1,5 metre genişliğindeki koridorlarda işlevsel çözümler sunan ekipmanların öneminin arttığını vurguladı. “Tam da bu gelişmeler sebebiyle 2017 yılında Crown ile iş birliğimiz başladı. Oluşan ihtiyaçlar doğrultusunda da forklift ve depo ekipmanı ürün gamımızı geliştirmeyi ve genişletmeyi sürdürdük” diyen Beleda, düşük yakıt tüketimi özelliğinin ön plana çıktığı yeni Crown C-D Dizel Forkliftleri ile yeni teknolojilerle donatılmış ESR 1000 akülü reach truck modelleri hakkında bilgiler verdi. Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış yaygın servis ağımız ile makinelerin kesintisiz bir şekilde çalışması için gerekli hizmetleri sağladıklarını vurgulayan Beleda, finansal çözümler ve avantajlı kiralama hizmetleri ile de iş ortaklarının yanında olduklarını belirtti.

Lityum iyon akü teknolojileri öne çıkacak

Depolamanın Geleceği temasıyla düzenlenen lansmanda Beleda, sektöre yön verecek gelişmeler hakkında da bilgiler paylaştı. Akü teknolojisinin önümüzdeki yıllarda hızla gelişmeye devam edeceğini ve lityum iyon pazarının da şu anda bulunduğundan çok daha ileri seviyelere geleceğini belirten Beleda, Crown V-Force lityum iyon akü teknolojisinin standart kurşun asitli akülere kıyasla depo verimliliğini ve enerji tasarrufunu maksimuma çıkarttığını ve akü değişim ihtiyacını ortadan kaldırdığını belirtti.

Continue Reading

Konular

Trendler

KONVEYÖR DERGİSİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et