Connect with us

İntralojistik

Posta otomasyonu dev bir adım daha atıyor

Published

on

İsviçre Lucerne Fuar Merkezi’nde düzenlenen Hunkeler Innovationdays 2023 kapsamında doğrudan posta servisi sağlayıcıları ve posta otomasyonunda yeni kilometre taşlarını ortaya koyan BOWE SYSTEC, posta işlemede uzmanlaşmış çok yönlü otomasyon ve posta lojistiği konseptine eklediği yüksek performanslı teknolojilerini sergiledi.

BOWE SYSTEC, saatte 30.000 adede kadar zarf çıktısıyla oldukça yüksek derecede otomatikleştirilmiş Fusion Serisi’ndeki en hızlı ve en verimli model olan Fusion Speed yerleştirme sistemini sergiledi. Firmanın Fusion Serisi’ndeki makineler, posta merkezinde ortaya çıkan hemen hemen tüm yerleştirme uygulamalarını kapsıyor ve format çeşitliliğinin yanı sıra verimlilik, esneklik ve kullanılabilirlik açısından istenebilecek hiçbir şeyi karşılıksız bırakmıyor. Becerilerinin kaynağını Flow-Principle’den alan tüm Fusion sistemleri, BOWE Cockpit kontrol uygulaması kullanılarak kontrol ediliyor. Bu eşsiz teknoloji, yerleştirme hızını 4,5 katına çıkarıyor. Bu da yerleştirme işlemi sırasında daha fazla zaman sağlarken çıktı miktarını artırıyor.

Maksimum otomasyon, minimum personel

Lucerne, posta tepsilerinin otomatik dolumunu gerçekleştirme amacıyla tasarlanan yeni BOXIT sistemi ile birlikte bir ticari fuarda Fusion Speed yerleştiricinin ilk kez canlı gösteriminin yapıldığı yer oldu. Fusion Speed’e standart olarak dahil edilen BOXIT, doldurulmuş zarfları alıyor ve bunları otomatik olarak posta tepsilerine bırakıyor. Böylece BOXIT, daha az personele giden yolu da açıyor. Bu da iş gücü piyasasının sıkı olduğu durumlarda, tüm işlerin tek bir kişi tarafından karşılanabileceği bir durumu ortaya çıkarması nedeniyle memnuniyetle karşılanıyor.

Daha fazla performans sağlayan gelişmiş otomasyon

BOWE standını ziyaret edenler, yerleştirme sürecindeki akış aşamalarının hem yukarı hem de aşağı yönlü ne şekilde daha akıcı hale getirilebileceği ve uçtan uca bir otomasyon konseptine entegre edilebileceği konusunda bire bir deneyime sahip oldu. Genişletilmiş senaryo, bir yandan ambar ve mal girişini, diğer yandan da işlenmiş posta için giden teslimat alanını kapsıyor. BOWE INTRALOGISTICS’in yüksek performanslı konveyör sistemleri; AGV’ler ve robotları, BOWE IQ yazılım bölümünün otomatik kimlik teknolojisi, depo yönetim sistemi veya çok yönlü entegrasyon yazılımı gibi yenilikçi çözümleriyle birlikte güçlerini bu noktada birleştiriyor. Konuyla ilgili konuşan BOWE GROUP Genel Müdürü Joachim Koschier, “Makine yerleştirmesini mümkün olan en üst düzeyde optimize ediyoruz ve otomatikleştiriyoruz. Yerleştirme işleminde otomasyonun kapsamını her yönde genişletiyoruz. Böylelikle de bir sonraki adımı da şimdiden atmış oluyoruz. Bu entegrasyon, insan emeğine olan ihtiyacı daha da azaltıyor. Aynı zamanda da genel sürecin verimliliğini ve güvenilirliğini artırıp, yukarı ve aşağı yönlü lojistiği sistemli bir hale getiriyor” diyor.

Son teknolojisini sergileyen BOWE SYSTEC, Mailroom 4.0’ın geleceğin bir ütopyası olmadığı, bugünden gerçekleştirilebileceği mesajını Hunkeler Innovationdays 2023 kapsamında verdi. Firmanın modern posta otomasyon teknolojileri sayesinde, işlem yazıcıları, posta merkezleri ve doğrudan posta hizmeti sağlayıcıları, işlemlerini sürdürülebilir bir şekilde düzene sokabiliyor ve daha verimli hale getirebiliyor. Bu sayede de hizmetlerini uzun vadede rekabetçi ve karlı tutmak için uygun koşullara sahip oluyor.

Kaynak: https://bowe.com/en/

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Continue Reading
Click to comment

Bir Cevap Yazın

İntralojistik

SSI SCHAEFER’ın yazılımı WAMAS WMS, Fraunhofer IML tarafından onaylandı

Published

on

Ünlü Fraunhofer Malzeme Akışı ve Lojistik Enstitüsü, SSI SCHAEFER’ın Depo Yönetim Sistemi yazılımı WAMAS WMS’yi başarıyla doğruladı. Satıcıdan bağımsız “Lojistik BT Çevrimiçi Seçimi” yardımıyla şirketleri en uygun WMS ve sağlayıcıyı seçme konusunda destekleyen Fraunhofer IML, SSI SCHAEFER yazılım çözümlerinin kalitesini bir kez daha onayladı.

Fraunhofer IML tarafından işletilen warehouse-logistics.com platformu, 20 yılı aşkın bir süredir depo yönetim sistemleri için en iyi bilinen portallardan biri oluyor. Lojistik BT sistemlerinin işlevsel karşılaştırması, ücretsiz pazar araştırmaları ve lojistik BT alanındaki eksiksiz danışmanlık hizmetleri, warehouse-logistics.com’u sağlayıcıları ve ilgili tarafları bir araya getiren bütünsel bir bilgi platformu haline getiriyor.

Depo yönetim sistemlerinin doğrulanması için “Warehouse Logistics” uzmanları 3.000’den fazla gereksinim kriterini kontrol ediyor. SSI SCHAEFER yazılımının doğrulanmış yazılım çözümleri çemberine yeniden dahil edilmesi, pazarda yerleşik ve onaylanmış bir WMS çözümü olduğunun altını çiziyor. WAMAS WMS, lojistik süreçlerini verimli bir şekilde tasarlamak, optimize etmek ve iş modellerini ve süreçlerini dijital olarak dönüştürmek için temel sağlıyor.

Konuyla ilgili konuşan SSI SCHAEFER Yazılım Ürün Müdürü Gerald Siegl, “Bu tanınmış doğrulama mührü, WAMAS WMS yazılımımızın yüksek işlevselliğinin ve güvenilirliğinin altını çiziyor. Bu ödülü aldığımız için çok mutluyuz” diyor. WAMAS yazılım portföyünün yelpazesi depo yönetim sistemi ve malzeme akış sisteminden WAMAS Robotics ve WAMAS Lift & Store gibi bileşen yazılımlarına kadar uzanıyor. Ayrıca, malzeme akışlarının izlenmesi ve optimize edilmesi için WAMAS kontrol merkezi ve kestirimci bakım için WAMAS bakım merkezini de içeriyor.

Fraunhofer IML’nin “Team Warehouse Logistics” ekibi, 120’den fazla onaylanmış depo yönetim sisteminin sonuçlarına dayanarak, ‘WMS Market Report Compact’ı derliyor. Uzun vadeli bir çalışma olan bu rapor, depo yönetim sistemleri alanında pazarı belirleyen faktörler, gelişmeler ve araştırma trendleri hakkında şeffaf bir genel bakış sunuyor.

Continue Reading

İntralojistik

Siemens Logistics, Münih Havalimanı’nın bagaj taşıma işlemlerini VarioTip ile optimize ediyor

Published

on

Siemens Logistics, Almanya’nın Münih Havalimanı’nda operasyon sırasında bagajın birim yük aletlerinden (ULD’ler) otomatik olarak boşaltılmasında VarioTip’i test etti. Pilot projenin parçası olarak Terminal 2 geliş bölgesindeki mevcut bir bagaj taşıma sistemine 2021’in sonlarında entegre edilen teknoloji, burada yüzde 99 gibi son derece yüksek bir otomatik ULD boşaltma oranına ulaştı. Gelişmiş yatırma mekanizmasıyla şu anda saatte 20’ye kadar ULD (yaklaşık 800 parça bagaj) işleme kapasitesine sahip olan VarioTip ile valizler, sırt çantaları ve spor çantaları boşaltıldıktan sonra, sisteme aktarılmadan önce hassas bir şekilde ayrılıyor. Kullanımı kolay ve yalnızca tek bir çalışan tarafından çalıştırılabilir olan VarioTip, bu özelliğiyle havalimanının insan kaynakları kullanımını önemli ölçüde iyileştirmesine olanak tanıyor. Ayrıca VarioTip, manuel müdahale ihtiyacını azaltarak iş yeri güvenliğini artırıyor.

Ürünle ilgili konuşan Siemens Logistics CEO’su Michael Schneider, “Karmaşık lojistik süreçlerini otomatikleştirmek, havalimanlarındaki en büyük zorluklardan biri. VarioTip ile özellikle yer hizmetleri operasyonları için ideal bir çözüm geliştirdik. Bugün, tek bir işçi ile tek vardiyada 24 ton kapasiteyi sağlayan bagaj inovasyonumuz yalnızca manuel işleri ve fiziksel yükü azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda bagaj transfer operasyonlarının hızını, verimliliğini ve sürdürülebilir performansını artırmaya da yardımcı oluyor” ifadelerini kullanıyor.

Münih Terminal 2 İşlem Merkezi Altyapı Yöneticisi Hederich ise, “Siemens Logistics’ten VarioTip bagaj taşıma sistemi ile Apron arasındaki arayüzde manuel, emek yoğun süreçleri otomatikleştirme stratejimizde bizi destekliyor. Verimliliğe odaklanmanın yanı sıra, iş yapmak için yüksek düzeyde iş yeri ergonomisine ulaşmayı hedefliyoruz. VarioTip’i sistemimize kurduktan ve gerçek çalışma koşulları altında çok sayıda test yaptıktan sonra, güçlü ve güvenilir performansına ikna olduk. VarioTip, gelecekte Terminal 2’de yer hizmetlerini daha da optimize etmemize yardımcı olacak” diyor.

VarioTip, farklı teknik ve mekansal gereksinimlere uyacak şekilde çok çeşitli olası yerleşim konfigürasyonları sunar. Kompakt, modüler tasarımı sayesinde çözüm neredeyse tüm mevcut konveyör sistemlerine entegre edilebilir. VarioTip ayrıca AKE, AKH, DPE ve diğerleri gibi çeşitli boyutlardaki ULD’leri de boşaltarak onu çok yönlü bir cihaz haline getiriyor.

Son yıllarda Münih Havalimanı’nda bir dizi kurulum ve modernizasyon projesini başarıyla tamamladı. Bu pilot proje, teknoloji ve süreç düzeyinde her iki ortağın güvene dayalı iş birliğini ve yenilikçi gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.

Continue Reading

İntralojistik

TGW’den baharat uzmanı Almi için mükemmel güçlendirme

Published

on

Müşterilere verilen teslimat taahhütlerini yerine getirmek üzere esnek değer zincirleri oluşturmada yüksek performanslı intralojistik gereklidir. Kuzey Avusturya’da konumlanmış baharat uzmanı Almi, Oftering’deki deposunu güncellemesi için TGW’yi seçti. TGW uzmanları, devam eden operasyon sırasında, COVID-19 salgınının etkilerine rağmen projeyi rekor sürede hayata geçirdi.

“Herkes yemek yemeli!”, baharat karışımları üreticisi Almi için bu sözün yansıttığı gerçek, aynı anda olumlu ve olumsuz anlamlar taşır. Bu bir lütuftur; çünkü stratejisi çeşitlendirmeye ve globalleştirmeye odaklanan şirket, kurulduğu 1931 yılından bu yana sürekli büyüme kaydetmiştir. 62 ülkede amatörden özel gurmelere kadar her seviyedeki tüketici, kuşkonmazdan organik tavuk çorbasına kadar yüksek kaliteli Almi ürünleriyle tatlandırılmış yemeklerin tadını çıkarıyor. Yukarı Avusturya şirketinin ürünlerinin yaklaşık yüzde 90’ı ihraç edilirken yılda toplamda 132 milyon avroluk satış gerçekleştiriyor.

Çalışma sırasında yapılan güçlendirme

Gıda endüstrisindeki başarının da bir bedeli vardır. Müşteriler bayramlarda bile acıkıyor. Bu, tatil dönemlerinde üretimin durduğu diğer sektörlerin aksine, Almi’nin uzun duraklamaları kaldıramayacağı anlamına gelir. Bu, daha büyük ölçekli inşaat veya modernizasyon projeleri için önemli zaman yönetiminde güçlükleri beraberinde getiriyor. Bu durum, yaklaşık 10.000 depolama bölümü olan otomatik toptan eşya deposunun yenilenmesi için de geçerliydi. Aile şirketi, teslimat taahhütlerini yerine getirmeye devam etmek ve gelecekteki büyümenin temellerini atmak için tesislerini genişletme seçeneğini eledi. Almi’nin Üretim Müdürü Stefan Lackinger, “Sürdürülebilirlik Almi için büyük önem taşıyor. Daha fazla yeşil alan işgal etmek istemiyoruz, bu nedenle en başından mevcut tesisi optimize etmeye karar verdik, böylece gelecek için iyi donanımlı olacağız” dedi. 2006 yılında Almi, 28.000 m2 bir parsel üzerine, sözleşmesi TGW ile yapılan bir depo inşa etti. Sistemin kalbi, üç koridorlu otomatik mini yük deposu, tote tampon ve üç seviyede karton, tote ve palet konveyör sistemleridir. İç lojistiğin performansını artırmak için sistem, enerji tasarruflu konveyör teknolojisi ile donatıldı; ancak Almi, deponun mevcut durumuyla yetinmedi. 2017 yılında, depo yönetim sistemini (WMS) güncellemesi için TGW’yi görevlendirdi.

Birlikte yeşil bir geleceğe

Güncellemenin gidişatından çok memnun kalan Almi, yeşil bir geleceğe giden yolda ona ortak olarak TGW’yi tercih etti. İlk fikir birden çok bileşenden oluşan bir konsept sunan TGW güçlendirme uzmanlarından geldi: Depolama ve geri depolama makinesinin değiştirilmesi, kaldırma kirişi sistemi mekatroniklerinin değiştirilmesi, üç aktarma arabasının ve kayış tahrikli liftin güncellenmesi ve yeni kontrol teknolojisinin uygulanması.

Güçlendirme uzmanları, belgelerde birkaç bileşenin eski olduğunu gördükten sonra Almi’ye önerilerde bulundu. Arızalandıklarında daha pahalı hale gelme veya hiç bulunmama tehlikesi vardı. TGW, Almi’nin aralarından birini seçtiği birden fazla varyantı bir araya getirdi. Konuyla ilgili konuşan TGW Satış Proje Müdürü Josef Fritz, “Yenileme alanında, her proje müşteriye özeldir. Bu nedenle deneyim çok büyük önem taşır” diye vurguladı.

Mustang E+ enerji tasarruflu depolama ve geri alma makineleri

6 haneli rakamların ortasını bulan yatırımın bir kısmı, depolama ve geri alma makinesinin değiştirilmesine tahsis edildi. TGW, en yeni nesil bir Mustang E+ depolama ve geri alma makinesinin tedarikini sağladı. Avantajları: Eski ünitelerden daha hafif ve onların aksine son teknoloji kontrol sistemine sahip olmasıydı ve salınım önleyici teknoloji gerektirmiyordu. Bu da enerji tasarrufu sağlamayı mümkün hale getiriyordu. Güçlendirme dünyası, teoride iyi yemek gibidir: Aşçı deneyimsizse, en iyi tarif bile o kadar lezzetli olmayabilir. TGW, özellikle güçlendirme alanında güçlü bir büyüme kaydeden yarım asrı aşkın bir deneyime sahip. Sistem entegratörü, 10 yıl öncesine göre yılda 5 kat daha fazla güçlendirme projesini yönetiyor ve her proje için sistematik olarak ilerliyor. TGW’de Güçlendirme Satış Direktörü Markus Kammerhofer, “Bir sistem kesintisi, herhangi bir tedarik zinciri yöneticisi için bir felaket olabilir” diye vurguladı.

Başarı faktörleri olarak planlama ve hazırlık

Yıllar içinde TGW, 7 başarı faktörünün bir listesini derledi: İlk toplantı 2021’in başlarında yapıldı ve yaz aylarında ekip, fonksiyonel özellikleri içeren bir proje planı taslağı hazırladı. Uzmanlar daha sonra geçiş adımlarını ve sıkı programı tanımladılar. Zaman çizelgesinde çıta herkes için yükseltildi. Amaç: Duraklamayı en aza indirmek için tüm projeyi noel ve yeni yıl tatillerinde de yürütmek olarak belirlendi. TGW uzmanları 21 Aralık’ta geldi ve 7 Ocak tarihine kadar Almi’de kaldılar ve yılbaşı hariç her gün çalıştılar. Ancak, tek zorluk programın sıkı olması değildi. Fritz, “7 Ocak’ta canlı operasyona geçişe kadar olan tüm adımların ayrıntılı olarak planlanması gerekiyordu” dedi. Bununla birlikte, planın başlangıçta talep ettiği gibi, projeyi 6 Ocak’a kadar tam olarak tamamlamak mümkün olmadı; ancak bu TGW’nin hatası değildi. COVID-19 salgını ve dünya çapındaki tedarik zinciri darboğazlarının bir sonucu olarak, donanım Nisan ayı hafta sonlarına kadar değiştirilmedi.

Yüzde 20’ye varan enerji tasarrufu

Karşılaşılan zorluklara rağmen projeler 2022 Nisan ayı sonlarında başarıyla tamamlandı. Almi Üretim Müdürü Lackinger, sonuçtan oldukça memnun kaldığını belirtti. Şirketin yeşil lojistik stratejisi de ileriye doğru önemli bir adım atıyor; ISO 50002 enerji denetimiyle uyumluluk bunun örneklerinden biri. Güçlendirmenin sistem kullanılabilirliğini artırdığını ve aynı zamanda bakım çalışmaları için yedek parça maliyetini düşürdüğünü dile getiren Lackinger, “İntralojistikte artık yüzde 20’ye varan enerji tasarrufu mümkün. Geçmişte, depolama ve geri alma makinesinin gereksiz frenleme enerjisi basitçe kaybediliyordu. Şimdi doğrudan şebekeye geri besliyoruz. Ortağımız TGW tarafından yapılan modernizasyon sayesinde, daha yeşil bir geleceğe güvenle bakıyoruz” dedi.

 

Kaynak: www.tgw-group.com

Continue Reading

Konular

Trendler

KONVEYÖR DERGİSİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et